<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0"> 
  <channel>
<title>izmirde haber</title>
<link>https://izmirdehaber.com</link>
<description>izmirde haber, izmirdenhaberler, izmir haberleri</description>
<language>tr</language>
<copyright>https://izmirdehaber.com</copyright>
<image>
<title>https://izmirdehaber.com</title>
<url>
https://izmirdehaber.com/images/genel/logo_izmir_1_1.png
</url>
<link>https://izmirdehaber.com</link>
<width>315</width>
<height>90</height>
</image><item>
<title>EİB Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk: “İhracatçının Rekabet Gücü Korunmalı”</title>
<description><![CDATA[<img src="https://izmirdehaber.com/images/haberler/eib-koordinator-baskani-muhammet-ozturk-ihracatcinin-rekabet-gucu-korunmali.jpg" width="250"><br><p>EİB Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk’ün açılış konuşmasını yaptığı etkinlikte, açıklanan yeni Orta Vadeli Program (OVP), yüksek enflasyon, döviz kurları ve ihracatçının finansman talepleri masaya yatırıldı.</p>

<p>Ege İhracat Buluşmaları-İzmir” paneline; Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ, Genel Koordinatör Vahap Munyar ve Yayın Kurulu Başkanı Dr. Şeref Oğuz konuşmacı olarak katıldı.</p>

<p><strong>"İhracat Son Bir Yılda İlk Kez 19 Milyar Doları Aştı"</strong></p>

<p>2019 yılından bu yana Ege Bölgesi’nde 14 buluşma gerçekleştirdiklerini belirten EİB Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, küresel tedarik zincirlerinin yeniden kurulduğu bu dönemde Türkiye’nin güvenilir ve kaliteli bir tedarikçi olarak öne çıkması gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>EİB’nin ihracat rakamlarına değinen Öztürk, şu bilgileri verdi:</strong></p>

<p>EİB İhracatı: Son 4 yıldır 18,5 milyar dolar seviyesinde seyreden yıllık ihracat ilk kez 19 milyar doları aştı.</p>

<p>2026 Ocak-Ağustos Dönemi: EİB ihracatı yüzde 5 artışla 12 milyar 153 milyon dolardan 12 milyar 784 milyon dolara yükseldi.</p>

<p>Teknoloji Payı: Türkiye genelinde orta ve yüksek teknolojili ürünlerin toplam ihracattaki payı Ağustos 2024’teki yüzde 40 seviyesinden, Ağustos 2026 itibarıyla yüzde 44,1’e ulaştı.</p>

<p><strong>İhracatçının 4 Kritik Talebi</strong></p>

<p>İhracatın büyümeye daha güçlü katkı sağlayabilmesi için çift haneli büyüme oranlarına ulaşılması gerektiğini ifade eden Öztürk, iş dünyasının acil beklentilerini şöyle sıraladı:</p>

<p>Reeskont Kredi Limitleri: Türk Eximbank’ın günlük 5 milyar TL olan reeskont kredi limitinin 6 milyar TL’ye çıkarılması,</p>

<p>İstihdam Desteği: Emek yoğun sektörlerdeki kişi başı istihdam desteğinin 3 bin 500 TL’den 5 bin TL’ye yükseltilmesi,</p>

<p>Döviz Dönüşüm Desteği: TCMB’nin Ekim ayında başlayacak yeni döviz dönüşüm desteği uygulamasının ihracatçıya can suyu olması,</p>

<p>Tarım Finansmanı: 2026 yılındaki yüksek rekoltenin katma değere dönüşebilmesi için tarım ihracatçılarına uygun finansman modelleri sunulması.</p>

<p><strong>"OVP’deki Tek Haneli Enflasyon Hedefinin Ötelenmesi Zor Yılların Habercisi"</strong></p>

<p>Açıklanan 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Programı’nı da değerlendiren Öztürk, tek haneli enflasyon hedefinin 2029 yılına (%9) ertelenmesinin iş dünyası adına zorlu bir sürece işaret ettiğini belirtti. Bir önceki OVP’de yüzde 16 olan 2026 yılı enflasyon hedefinin yüzde 28,4 olarak revize edildiğini hatırlatan Öztürk; yüksek faiz, düşük kur ve artan üretim maliyetleri kıskacındaki ihracatçının desteklenmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>
]]></description>
<link>https://izmirdehaber.com/eib-koordinator-baskani-muhammet-ozturk-ihracatcinin-rekabet-gucu-korunmali/1784/</link>
<pubDate>Tue, 08 Sep 2026 14:36:15 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>ROMANTİKA / Bir Ömrün Seyrüseferi  Nâzım Hikmet sergisi açıldı </title>
<description><![CDATA[<img src="https://izmirdehaber.com/images/haberler/romantika-bir-omrun-seyruseferi-n-zim-hikmet-sergisi-acildi.jpg" width="250"><br><p>Nâzım Hikmet’in yaşamını ve sanatını kapsamlı bir seçkiyle ziyaretçilerle buluşturacak serginin açılışında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Nâzım Hikmet’in mirasını yaşatmaya devam edeceklerini belirterek, “Şair ‘Çok yorgunum, beni bekleme kaptan’ diyordu; ancak bizler, onun okurları olarak o ‘çınarlı, kubbeli, mavi liman’da şairi beklemeye ve mirasını yaşatmaya devam ediyoruz” dedi.</p>

<p>Bu yıl 5 Eylül’de başlayacak 95. İzmir Enternasyonal Fuarı’nın kültür ve sanat etkinliklerinin merkezinde yer alan, Nâzım Hikmet’in Türkiye’de bugüne kadar açılmış en kapsamlı sergilerinden “ROMANTİKA / Bir Ömrün Seyrüseferi” sergisi, düzenlenen törenle kapılarını açtı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliği ve katkılarıyla, Folkart’ın yapımcılığında hazırlanan sergi, 5 Eylül 2026-15 Ocak 2027 tarihleri arasında Atlas Pavyonu’nda ziyaret edilebilecek.</p>

<p>Serginin açılış törenine İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, Yeni Parti İzmir Milletvekili Ednan Arslan, Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, Yeni Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, Zafer Partisi İzmir İl Başkanı Sinan Bezircilioğlu, Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu’nun yanı sıra siyasi parti temsilcileri, meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının başkan ve temsilcileri, sanatseverler, basın mensupları ve sanat dünyasının tanınmış isimleri katıldı.</p>

<p><strong>Tugay: İzmir'den büyüleyici bir yolculuk</strong></p>

<p>Nâzım Hikmet adına Türkiye'de bugüne kadar açılmış en kapsamlı sergiyi hayata geçirdiklerini söyleyerek konuşmasına başlayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Büyük bir hikâyenin, yüz yıl sonra başladığı yere geri dönüşünün, bir 'eve dönüş' hikâyesine tanık oluyoruz. Nâzım Hikmet’in yaşamına, sanatına ve günümüzdeki etkisine odaklanan bu devasa buluşma, adını şairin 1962 yılında tamamladığı ve Türkçe’de 'Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim' adıyla yayımlanan otobiyografik romanının ilk adı olan Romantika'dan alıyor. Bu romanın zaman örgüsü İzmir’de, bir kulübede başlamaktadır. Nâzım Hikmet, yaklaşık yüzyıl önce bizi bu topraklardan, İzmir günlerinden alıp koca bir ömrün seyrüseferine çıkarır. Bugün açtığımız sergi de adeta İzmir’de açılan bir kapıdan şairin bütün ömrüne doğru çıkılan büyüleyici bir yolculuktur. 1925’teki İzmir günleri, Güneşi İçenlerin Türküsü ve Kuvâyi Milliye ile kurulan o köklü bağ, İzmir’i bu serginin en temel anlatı eksenlerinden biri haline getirmektedir” dedi.</p>

<p><strong>“Şairi beklemeye ve mirasını yaşatmaya devam ediyoruz”</strong></p>

<p>2 bin 125 metrekarelik bir alanda, fuaye dahil 15 salona yayılan serginin klasik bir biyografi anlayışının çok ötesine geçtiğini söyleyen Tugay, “Sergi, Rusya Devlet Edebiyat ve Sanat Arşivi’nden Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı’na, Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi’nden Vera Tulyakova Hikmet’in arşivine ve koleksiyonerlere kadar pek çok ulusal ve uluslararası kurumun katkısıyla hazırlandı. Abidin Dino’dan Avni Arbaş’a, şairin kendi yaptığı resimlerden el yazmalarına, kişisel eşyalarına kadar yüzlerce kıymetli belge ilk kez bu denli bütüncül bir katmanla sanatseverlerle buluşuyor. Şair 'Çok yorgunum, beni bekleme kaptan' diyordu; ancak bizler, onun okurları olarak o 'çınarlı, kubbeli, mavi liman'da şairi beklemeye ve mirasını yaşatmaya devam ediyoruz. Çünkü Nâzım’ın edebiyatı yüzyılları ve sınırları aşmış, Anadolu’dan dünyaya seslenen 'Dörtnala gelip Uzak Asya’dan' süzülen evrensel bir çığlık olmuştur” diye konuştu.</p>

<p><strong>Sancak: İzmir’e karşı sorumluluğumuz, teveccüh değil</strong></p>

<p>Usta şairin “Bu Memleket Bizim” adlı şiiriyle konuşmasına başlayan Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, “Geçen sene yine bugünlerde Atatürk sergimiz vardı. Toplam 295 bin kişi ziyaret etti. Bu bir rekor. Bir sanat galerisine bu kadar kişinin gelmesi sıra dışı. Bu, İzmir’in sanata, kültüre bağlılığını, ilgisini gösteriyor. Biz de İzmirlilerin bu ilgisini karşılıksız bırakmak istemedik. Bu, bizim şehre karşı sorumluluğumuzdur. Bir teveccüh değildir. Bundan sonra da buna benzer sergileri yapmaya devam edeceğiz. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ediyorum” dedi.</p>

<p><strong>İnan: Bu güzel İzmir fotoğrafında olmaktan dolayı mutluluk duyuyorum</strong></p>

<p>AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, “Bu güzel ortamda, bu güzel İzmir fotoğrafında, bu müstesna eserde sizlerle bir araya gelmekten dolayı mutluluk duyuyorum. Benim de lise yıllarım Nazım Hikmet şiirlerini okuyarak ve dizelerinin arasında derin memleket sevdasını anlayarak geçti. İnsan gençken o metinlerdeki şiirlerden sadece estetik zevk almıyor, aslında dünya düşünce tarihinin bakış açılarını içselleştiriyor. Bu ülkenin kültürel hafızasını yaşatmak için düzenlenen en müstesna sergilerden birindeyiz. Nazım Hikmet hayatının son demlerini memleket hasretiyle geçirdi” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Güç: Büyük yolculuğa İzmir’den tanıklık ediyoruz</strong></p>

<p>Yeni Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, “Bu toprakların yetiştirdiği en büyük şairlerden olan Nazım Hikmet’in bir ömre sığdırdığı büyük yolculuğa İzmir’den tanıklık ediyoruz. İzmir’e büyük katkı sağlayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımıza teşekkür ediyorum. Serginin ülkemizin sanat kültür yaşamına hayırlı olmasını diliyorum. Nazım Hikmet’in güçlü bir cumhuriyet aydını olması bizim için büyük şanstır. Nazım Hikmet’in eserlerinin ve hatırasının özgürlüğün, cumhuriyetin, aydınlanmanın kenti İzmir’de böylesine kapsamlı bir sergide yaşatılması önemli. Ülkemizin her köşesine yayılmasını diliyoruz” dedi.</p>

<p><strong>Saygılı: Bıraktığı izlere yeniden bakma imkanı buluyoruz</strong></p>

<p>AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, “Sanatın, edebiyatın ve kültürün insanları bir araya getiren, farklı zamanlar ve kuşaklar arasında bağ kuran çok kıymetli bir gücü var. Sanat insanın hayatı anlamlandırmasında, daha güzel yaşama gayretinin en kıymetli neticelerinden biridir. Bugün burada edebiyatın önemli isimlerinden Nazım Hikmet'in hayatına, eserlerine, bıraktığı izlere yeniden bakma imkanı buluyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Bezircilioğlu:  Yaşasın vatan, yaşasın Nazım Hikmet</strong></p>

<p>Zafer Partisi İzmir İl Başkanı Sinan Bezircilioğlu, “Nazım Hikmet ve temsil ettiği ideolojinin bizimle vatan noktasında aynı noktada aynı yerde olduğunu görmek gerçekten bizi farklı bir boyuta taşıyor. Yaşasın vatan, yaşasın Nazım Hikmet” dedi.</p>

<p><strong>Savaşır: Bu sergi umarım müzeye öncülük eder</strong></p>

<p>Moskova Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı Başkanı Ali Galip Savaşır, “Doğduğum şehir İzmir’de Nazım Hikmet’e adanmış özel bir sergi açılışında olmak benim için tarifsiz bir duygu. Bu sergi Nazım Hikmet’in yalnızca belli yönlerini değil fırtınalı yaşamını içeren derin bir yolculuk sunuyor bize. Kitaplarından, sevdalarından, sürgünlerinden, umudundan, insanlığa olan inancına uzanan bir yolculuk. Karınca kararınca katkı sağlayabilmekten onur duyduğumuz bu serginin bugüne kadar Nazım Hikmet üzerine yapılmış en özel ve kapsamlı sergi olduğunun tanıklarındanız. Umarım bu sergi Nazım Hikmet Müzesi’ne de öncülük eder” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Oral:  Bu serginin İzmir'de başlıyor olması çok güzel</strong></p>

<p>Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Zeynep Oral, “Geldiğimden beri şaşkınlık içindeyim. Böyle bir şey beklemiyordum. Olay olacağını düşünüyorum. Bütün öğrencilerin, gençlerin görmesi gereken bir sergi olduğunu belirtmek istiyorum. Bu serginin İzmir'de başlıyor olması da çok güzel” dedi.</p>

<p><strong>Arcay: Çok iyi, çok doğru yapmışız</strong></p>

<p>Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı Yönetim Kurulu Başkan Vekili Özcan Arcay, serginin bir parçası olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirerek, “Çok iyi, çok doğru bir iş yapmışız. Bu kadar güzel bir sergi yalnız İzmir'e değil Türkiye'ye çok şeyler katacaktır. Bunun bir parçası olmaktan gurur duyuyorum. Nazım, değdiği şeyleri güzelleştirir, kıymetlendirir. İzmir'de bu serginin  başlatılması çok güzel bir şey” diye konuştu.</p>

<p><strong> Ersözlü'den Tugay'a teşekkür</strong></p>

<p>Sergi hakkında bilgi veren Folkart Kurumsal İletişim Direktörü Ünal Ersözlü ise “İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir'in merkezinde iki yıldır kitlelerle buluşmamıza büyük destek verdi. Kendisine çok teşekkür ediyoruz” diye konuştu.   </p>

<p>Konuşmaların ardından Başkan Tugay ve davetliler sergiyi gezdi.</p>

<p><strong>Fuaye dahil 15 salonda kuruldu </strong></p>

<p>Küratörlüğünü M. Melih Güneş’in, sergi kimliklendirme ve tasarımını ise Ömer Durmaz’ın üstlendiği sergi, yaklaşık 2 bin 125 metrekarelik alanda, fuaye dahil 15 salonda kuruldu. Türkiye ve yurt dışındaki kişi, kurum, arşiv ve koleksiyonlardan bir araya getirilen yüzlerce belge, el yazması, kişisel eşya ve görsel-işitsel kayıt; edebiyat, resim, heykel, fotoğraf, film ve tasarım gibi farklı disiplinlerle bir araya getirildi. Sergi, Nâzım Hikmet’in yaşamını klasik bir kronoloji içerisinde anlatmak yerine, farklı dönemlere ve anlatılara açılan çok katmanlı bir kurgu üzerinden ele alıyor.</p>

<p><strong>Çalışma odasının replikası da yer alıyor</strong></p>

<p>Sergi için Rusya Devlet Edebiyat ve Sanat Arşivi, Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı, Moskova Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı ve Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi gibi kurumların arşivleri açıldı. Sergide, Vera Tulyakova Hikmet’in arşivi, koleksiyoner Gürkan Us’taki eserler ile Abidin Dino, Avni Arbaş, Doris Kahane, Natalya Gonçarova ve Jak İhmalyan’ın çalışmalarından seçkiler de yer alıyor. Nâzım Hikmet’in kendi yaptığı bazı resimler ile Sedat Girgin’in sergi için özel olarak hazırladığı eser de ziyaretçilerle buluşuyor. Sergide Nâzım Hikmet'in kişisel eşyalarının yer aldığı çalışma odasının replikası da yer alıyor.</p>
]]></description>
<link>https://izmirdehaber.com/romantika-bir-omrun-seyruseferi-n-zim-hikmet-sergisi-acildi/1783/</link>
<pubDate>Fri, 04 Sep 2026 12:05:54 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Tatilsepeti’nin Göztepe Spor Kulübü sponsorluğu için imzalar atıldı</title>
<description><![CDATA[<img src="https://izmirdehaber.com/images/haberler/tatilsepeti-nin-goztepe-spor-kulubu-sponsorlugu-icin-imzalar-atildi.jpg" width="250"><br><p>İzmir ISONEM Park Gürsel Aksel Spor ve Sağlıklı Yaşam Merkezi’nde gerçekleştirilen sponsorluk lansmanına Göztepe Spor Kulübü CEO’su Kerem Ertan ve Tatilsepeti Genel Müdürü Sedat Kılıç katıldı. Sponsorluk anlaşmasına göre Tatilsepeti, Göztepe Spor Kulübü Futbol A Takımının sol kol sponsoru oldu. Takım, sezon sonuna kadar tüm resmi lig, Türkiye Kupası ve özel müsabakalarında formanın sol kol bölümünde “Tatilsepeti” markası logosuyla sahaya çıkacak.</p>

<p>Göztepe Spor Kulübü CEO’su Kerem Ertan, Tatilsepeti ile iş birliğini yeni sezonda da sürdürmekten mutluluk duyduklarını belirterek ‘’Geçtiğimiz süre içerisinde karşılıklı güven ve ortak hedefler doğrultusunda gelişen bu birlikteliğin her geçen dönem daha da güçlenmesini önemsiyoruz. Kulübümüze duydukları güven ve verdikleri kıymetli destek için Tatilsepeti ailesine teşekkür ediyor, iş birliğimizin her iki taraf için de değer üretmeye devam etmesini diliyorum” diye konuştu.</p>

<p>Tatilsepeti Genel Müdürü Sedat Kılıç ise Göztepe Spor Kulübü sponsorluğunun ikinci sezonda da devam edeceğini belirterek şöyle konuştu: “Türkiye’nin önde gelen tatil platformu Tatilsepeti olarak spor tarihimizin önemli ve öncü kulüplerinden biri olan Göztepe Spor Kulübü futbol takımının bu sezon da sol kolundayız. Deplasman yolculuklarında da geçen sezon olduğu gibi yanındayız. Bu sponsorluğa bakışımız sadece bununla sınırlı görülmemeli. Bugün burada yalnızca bir sponsorluk anlaşmasını duyurmak için değil, spor turizmi alanını sahiplenen öncü marka olarak stratejik bir adımımızı daha sizlerle paylaşmak için bulunuyoruz.’’</p>

<p><strong>Spor turizminin gelişmesi için öncü adımlar</strong></p>

<p>Güçlü motivasyonlarından biri sporu ve sporcuyu desteklemek olan Tera Holding bünyesinde faaliyet gösteren Tatilsepeti olarak spor turizminin gelişmesi için peş peşe, dünya klasmanında öncü adımlar attıklarını kaydeden Sedat Kılıç; konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>

<p>‘’Neden spor ve spor turizmi? Çünkü sporun artık yalnızca bir müsabaka veya eğlence alanı olmadığını görüyoruz. Spor bugün seyahat kararlarını etkileyen, destinasyonların tanıtımına ve kültürlerin gelişmesine katkı sağlayan; farklı şehirlerden, hatta farklı ülkelerden insanları bir araya getiren önemli bir turizm unsuru haline geldi.</p>

<p>Bugün dünyanın birçok noktasında insanlar yalnızca bir şehri görmek için değil, bir maçı izlemek, bir turnuvaya katılmak veya desteklediği takımın peşinden gitmek için seyahat ediyor.</p>

<p>Spor turizminin küresel turizm içindeki payı büyüyor. UN Turizm verilerine göre spor turizmi, küresel turizmin yüzde 10’unu oluşturuyor. Küresel Veri Platformu Statista’ya göre bu pazarın 2032 yılına kadar 1,3 trilyon doların üzerine çıkması bekleniyor. Avrupa, küresel spor turizmi pazarının yaklaşık yüzde 38'ine sahip. Turizm ve seyahat sektörünün öncü oyuncusu olan Tatilsepeti olarak bu değişimi yakından takip ediyor ve spor turizmini geleceğin önemli büyüme alanlarından biri olarak değerlendiriyoruz.’’</p>

<p><strong>Amaç spordaki seyahat hareketliliğini turizm değerine dönüştürmek</strong></p>

<p>Spor turizmi alanını sahiplenerek spor organizasyonlarının oluşturduğu seyahat hareketliliğini desteklemeyi ve taraftar deneyimini geliştirmeyi hedeflediklerini belirten Tatilsepeti Genel Müdürü Sedat Kılıç, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:</p>

<p>‘’Deplasman seyahatlerinden uluslararası karşılaşmalara, taraftar organizasyonlarından İzmir'in destinasyon olarak tanıtımına kadar geniş bir alanda yeni projeler geliştirmek istiyoruz. Hedefimiz, sporun yarattığı hareketliliği sürdürülebilir bir turizm değerine dönüştürmek. Göztepe Spor Kulübü’nün spor turizmi açısından önemli bir potansiyel oluşturduğuna inanıyoruz. Spor turizmini yalnızca takip edilen bir trend değil, Türkiye turizminin geleceğinde önemli bir alan olarak görüyoruz. Bu yaklaşımla bu iş birliğinin gerçekleşmesinde emeği geçen Göztepe Spor Kulübü yönetimine teşekkür ediyor, sponsorluk projemizin tüm seyahat ve spor dünyası için başarılarla dolu bir sezona vesile olmasını diliyorum.” </p>
]]></description>
<link>https://izmirdehaber.com/tatilsepeti-nin-goztepe-spor-kulubu-sponsorlugu-icin-imzalar-atildi/1782/</link>
<pubDate>Wed, 02 Sep 2026 20:01:04 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Avrupa’nın genç voleybol yıldızları Foça’da ter dökecek </title>
<description><![CDATA[<img src="https://izmirdehaber.com/images/haberler/avrupa-nin-genc-voleybol-yildizlari-foca-da-ter-dokecek.jpg" width="250"><br><p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin organizatörlüğünde, Avrupa Voleybol Konfederasyonu ve Türkiye Voleybol Federasyonu iş birliğiyle, Foça Belediyesi’nin katkılarıyla Foça'da 17-20 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek 2026 CEV U18 Avrupa Plaj Voleybolu Şampiyonası için tanıtım toplantısı gerçekleştirildi. Tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi’nde düzenlenen toplantıya ev sahipliği yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, şampiyonaya ilişkin bilgi verirken kentin spor vizyonuna da değindi. Toplantıya Türkiye Voleybol Federasyonu Başkan Vekili Alper Sedat Aslandaş, CEV Resmi Turnuva Organizatörü Gürsel Yeşiltaş, Gençlik ve Spor İzmir İl Müdürü Murat Eskici, Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı, İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü ile Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanı Berkhan Alptekin, milli voleybolcular Beste Göğüş ve Melih Görkem Mangırcı katıldı.</p>

<p><strong>“İzmir’i anlatmak adına fırsat”</strong></p>

<p>Toplantının açılış konuşmasını yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, şampiyona için heyecanlı, mutlu ve gururlu olduklarını belirterek böyle önemli bir organizasyona ev sahipliği yapmanın sorumluluğunun farkında olduklarını söyledi. Tarih boyunca pek çok kimliği gururla taşıyan İzmir’in genç nüfusunun spora büyük ilgi gösterdiğine dikkat çeken Başkan Tugay, “Bu tür organizasyonlar şehrimizin sporcu kimliğini güçlendirirken spora olan ilgiyi de artırıyor. Dünyaya bunu gösterme fırsatı veren bir organizasyondayız. İzmir, Türkiye’nin ve dünyanın en güzel şehirlerinden biridir. Foça gibi tarihi ve doğasıyla cennetten bir köşe olan ilçelerimizden birinde bu organizasyonu gerçekleştirdiğimizde hem sporcular hem yakınları hem de spor camiası buranın ne kadar güzel bir yer olduğunu görecek. Bu organizasyon dört günlük bir spor etkinliği olarak görülmemeli. Aynı zamanda İzmir’in nasıl bir kent olduğunu ve nasıl bir gelecek istediğini anlatmak adına önemli bir fırsat olarak değerlendirilmelidir” dedi.</p>

<p><strong>“İzmir'in centilmen ruhunu en iyi şekilde yansıtacağız”</strong></p>

<p>“İzmir’den çok sayıda şampiyon çıkacaktır” sözleriyle konuşmasını sürdüren Başkan Tugay, “İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak başarılı ve madalya kazanan sporcularımızın sayısını daha da artıracağız. Spor, sanat ve kültür, siyasetin üzerindedir. Şampiyonaya gelecek sporculara ve onlara eşlik eden herkese en iyi şekilde ev sahipliği yapmak İzmir’in görevidir. 17 Eylül’de başlayıp 20 Eylül’de şampiyonun belli olmasıyla sona erecek organizasyonda, İzmir’in centilmen ruhunu en iyi şekilde yansıtacağız. Eksiksiz ve başarılı bir organizasyon için elimizden geleni yapacağız. İzmir bu şampiyonadan yüzünün akıyla çıkacak. Sporcular ve yakınlarıyla kurulacak dostluklar, İzmir’in geleceğine yapılmış önemli bir yatırım olacak. Bu şampiyonada kendini gösterecek sporcular arasından geleceğin Avrupa şampiyonlarının çıkacağını unutmayalım. İzmir’in önemli spor kentlerinden biri olarak akıllarda kalmasını istiyoruz. Bundan sonra daha fazla uluslararası spor organizasyonuna ev sahipliği yapacağız. İzmir’i dünyaya daha fazla tanıtacak, bunu sporcularımızın başarılarıyla taçlandıracağız. Türkiye voleybolda başarılı bir ülke. Ev sahipliğini yaptığımız bu organizasyonda takımlarımızın şampiyon olduğunu görmeyi diliyoruz. Şimdiden yüreklerine, bileklerine kuvvet” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Olimpiyatlara en çok sporcu İzmir’den gidiyor” </strong></p>

<p>Gençlik ve Spor İzmir İl Müdürü Murat Eskici, organizasyonların arkasında büyük bir emeğin bulunduğunu belirterek, sporun ve spor turizminin kente katkısına dikkat çekti. İzmir’de yılda 25 bin 800 amatör müsabaka düzenlendiğini belirten Eskici, “İzmir’de sporu seven, destekleyen ve yön veren büyük bir kitle var. Olimpiyatlara giden sporculara baktığımızda en fazla sporcunun İzmir’den olduğunu görüyoruz. Akdeniz Oyunları’nda da İzmirli sporcular ülkemizin bayrağını dalgalandırıyor” diye konuştu.</p>

<p><strong>Büyükşehir'e teşekkür</strong></p>

<p>Türkiye Voleybol Federasyonu Başkan Vekili Alper Sedat Aslandaş, uzun bir aranın ardından İzmir’de uluslararası bir organizasyona ev sahipliği yapacak olmaktan gurur duyduklarını belirtti. İzmir’in plaj voleybolu açısından önemli bir merkez olduğunu ifade eden Aslandaş, “Altyapı şampiyonaları giderek önem kazanıyor. Organizasyonların ülkemize kazandırılmasında belediyelerimizin organizasyon kabiliyeti büyük önem taşıyor. Foça'nın fok balıklarının yanı sıra bundan sonra plaj voleyboluyla da öne çıkmasını umuyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi ile her zaman güçlü bir iş birliği içinde çalışıyoruz. Yardımseverlik ve ilgiyle karşılanıyoruz. İzmir olduğunda hiç endişe duymuyoruz, kaygımız yok” diye konuştu.</p>

<p><strong>“Foça olarak hazırız”</strong></p>

<p>Turnuvanın yerel ev sahibi Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı, organizasyonun ilçenin uluslararası tanıtımına önemli katkı sağlayacağını belirtti. Fıçı, “Foça olarak hazırız. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve diğer kurumlarla birlikte heyecanla misafirlerimizi ağırlamayı bekliyoruz. Katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür ediyorum. Bu şampiyonanın ardından Foça’nın Avrupa’nın birçok ülkesinde daha fazla tanınacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Bu şampiyonada nice yıldızları birlikte izleyeceğiz”</strong></p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü ile Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanı Berkhan Alptekin, böylesine önemli bir organizasyona ev sahipliği yapmaktan onur ve gurur duyduklarını belirtti. Alptekin, “Başkanımız Dr. Cemil Tugay’ın ‘bu organizasyona talip olalım’ talimatıyla başlayan süreç sonucunda şampiyonayı İzmir’e kazandırdık. Katkı sunan Başkanımız Tugay ve kurum temsilcilerine teşekkür ediyorum. Bu şampiyonada nice yıldızları birlikte izleyeceğiz. 32 ülkeden sporcu ve seyircilerin Foça’da buluşacağı organizasyona tüm sporseverleri davet ediyorum” dedi</p>

<p><strong>“Genç sporcularımızın başarısı en büyük motivasyonumuz”</strong></p>

<p>Şampiyonanın İzmir’de düzenlenmesinden dolayı İzmir Büyükşehir Belediyesi ve organizasyon paydaşlarına teşekkür eden Turnuva Organizatörü Gürsel Yeşiltaş, “Ülkemizi uluslararası camiada en iyi şekilde temsil etmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Motivasyonumuz; ülkemizi, şehirlerimizi, markalarımızı ve sporcularımızı uluslararası arenada daha görünür kılmak. Çocuklarımızın bu şampiyonalarda derece elde etmesi bizim için çok önemli” dedi.</p>

<p><strong>Milli sporculardan şampiyona heyecanı</strong></p>

<p>Toplantıda konuşan milli sporcu Beste Göğüş, şampiyona için büyük heyecan ve gurur duyduklarını belirterek, “Amacımız ülkemizi ve bayrağımızı en güzel şekilde temsil etmek. Turnuvanın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz” dedi. Milli voleybolcu Melih Görkem Mangırcı da organizasyona ev sahipliği yapacak olmaktan mutluluk duyduklarını ifade ederek, turnuvaya en iyi şekilde hazırlandıklarını söyledi.</p>

<p>Konuşmaların ardından toplantıya katılan temsilciler, hatıra amacıyla bir voleybol topunu imzaladı. İmzalı top, turnuva boyunca sergilendikten sonra saklanacak.</p>

<p><strong>Turnuva hakkında</strong></p>

<p>Foça’da yapılacak şampiyonada merkez kort Ali İlçan Sosyal Tesisleri, müsabaka sahaları da İtfaiye Meydanı olacak. Türkiye, Andorra, Avusturya, Belçika, Çekya, İngiltere, Estonya, Finlandiya, Fransa, Almanya, Yunanistan, Macaristan, İzlanda, İsrail, İtalya, Letonya, Litvanya, Hollanda, Norveç, Polonya, Romanya, İskoçya, Slovakya, İsveç, İsviçre, Ukrayna ve ön elemeden gelecek altı temsilci ile birlikte toplamda 32 kadın ve erkek takımı organizasyonda mücadele edecek.</p>
]]></description>
<link>https://izmirdehaber.com/avrupa-nin-genc-voleybol-yildizlari-foca-da-ter-dokecek/1781/</link>
<pubDate>Tue, 01 Sep 2026 12:25:52 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>“Meyve, sebze ve gıda sektörünün kalbi 8–10 Eylül 2026 tarihlerinde İzmir’de atacak</title>
<description><![CDATA[<img src="https://izmirdehaber.com/images/haberler/meyve-sebze-ve-gida-sektorunun-kalbi-8-10-eylul-2026-tarihlerinde-izmir-de-atacak.jpg" width="250"><br><p>Yaş meyve sebze sektörünün Türkiye’deki tek uluslararası fuarı olan Interfresh Eurasia Fuarı; Avrupa, Rusya, İngiltere ve Balkanlar başta olmak üzere 100’den fazla ülkeden uluslararası alım heyetlerini, ihracatçıları, üreticileri ve sektör profesyonelleri İzmir’de bir araya gelecek.</p>

<p> </p>

<p>Interfresh Eurasia Fuarı’na sayılı günler kala Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, Türkiye Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak ve Fuarın Organizatörü Ant Expo Fuarcılık Genel Koordinatörü Murat Özer, Ege İhracatçı Birlikleri’nde Basın Toplantısı düzenledi.</p>

<p> </p>

<p><strong>2026 yılında ihracatımız çıkışa geçti</strong></p>

<p> </p>

<p>2026 yılının Ocak-Ağustos döneminde yaş meyve sebze ihracatımızın çıkışa geçtiği bilgisini veren Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, “Yaş meyve sebze ihracatımız yüzde 46’lık artışla 1 milyar 812 milyon dolardan 2 milyar 650 milyon dolara yükseldi. Son 1 yıllık ihracatımız 4 milyar 541 milyon dolar oldu. Meyve sebze mamulleri ihracatımızda 2,5 milyar doları aştı. İki sektörümüzün yıllık ihracatı 7 milyar doları aştı. Bizim için gurur verici olan bir diğer nokta ise bu ihracatın yaklaşık yüzde 20’sinin Ege Bölgesi’nden gerçekleştirilmiş olmasıdır” dedi.</p>

<p> </p>

<p>Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği olarak 2025 yılında, iklim krizinin tüm olumsuz etkilerine rağmen 128 ülkeye 1 milyar 231 milyon dolarlık yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri ihracatı gerçekleştirdiklerini paylaşan Balık şöyle konuştu; “Bu başarı; üreticimizin, ihracatçımızın, paketlemecimizin, lojistik sektörümüzün ve tüm değer zincirimizin ortak başarısıdır. Önümüzdeki dönemde hedefimiz çok açık: Daha fazla üretmenin yanında, daha kaliteli, daha sürdürülebilir ve daha katma değerli üretmek; ürettiğimiz ürünleri daha fazla pazara ulaştırmak. Tam da bu noktada fuarların ve uluslararası ticari buluşmaların önemi ortaya çıkıyor. 8–10 Eylül 2026 tarihlerinde İzmir’de gerçekleştirilecek Interfresh Eurasia Fuarı'nı bu nedenle son derece önemsiyoruz. Interfresh; üreticiyi, ihracatçıyı, ithalatçıyı, perakendeciyi, zincir marketleri, paketleme ve ambalaj sektörünü, lojistik firmalarını ve tarım teknolojileri sektörünü aynı çatı altında buluşturan önemli bir ticaret platformu. Biz bu fuara yalnızca ürünlerimizin sergilendiği bir organizasyon olarak bakmıyoruz.  Interfresh’i, Türk yaş meyve sebze sektörünün dünyaya açılan vitrinlerinden biri olarak görüyoruz. Özellikle uluslararası alıcıların İzmir’e gelmesi, ihracatçılarımızla doğrudan temas kurması, yeni ticari bağlantıların oluşturulması ve Türk ürünlerinin yeni pazarlara girmesi açısından fuarın çok önemli fırsatlar sunduğuna inanıyoruz. Fuarın İzmir’de düzenlenmesini de ayrıca çok değerli buluyoruz. Çünkü İzmir; güçlü tarımsal üretim altyapısı, limanı, lojistik imkânları, ihracatçı firmaları, üniversiteleri, araştırma kuruluşları ve yüzlerce yıllık ticaret kültürüyle böyle bir uluslararası organizasyon için son derece doğru bir adres. Biz Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği olarak Interfresh’in İzmir’de büyümesini, uluslararası niteliğinin her yıl daha da güçlenmesini ve dünyanın önde gelen yaş meyve sebze fuarlarından biri haline gelmesini arzu ediyoruz. Türkiye’nin üretim gücü var. Ege’nin ürün çeşitliliği ve ihracat tecrübesi var. İhracatçımızın dünyayla rekabet edecek bilgi birikimi ve dinamizmi var. Bizlere düşen görev, bütün bu gücü doğru organizasyonlarla, doğru alıcılarla ve doğru pazarlarla buluşturmak. Interfresh Eurasia’nın bu hedefimize önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum.”</p>

<p> </p>

<p><strong>Uçak: “Interfresh’i İzmir’e getirdik; şimdi Interfresh’i dünyaya tanıtmak istiyoruz”</strong></p>

<p> </p>

<p>Interfresh Fuarı’nın Antalya’dan İzmir’e taşınması sürecinde Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği olarak büyük bir çaba gösterdiklerini, İzmir’in ve Ege Bölgesi’nin sahip olduğu üretim gücü, ihracatçı yapısı, liman ve lojistik olanakları ve güçlü tarım kültürüyle bu fuar için doğru adres olduğuna inandıklarını vurgulayan Türkiye Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, bugün gelinen noktada yeni hedeflerinin Interfresh’i dünyaya tanıtmak olduğunu dile getirdi.</p>

<p> </p>

<p>Türkiye’nin, taze meyve sebzede olduğu kadar işlenmiş ürünlerde de çok güçlü bir ülke olduğunu dillendiren Uçak; “Salça ve soslardan turşulara, kurutulmuş sebzelerden dondurulmuş ürünlere, meyve sularından konserve ürünlere kadar çok geniş bir ürün grubunda dünya pazarlarına ihracat gerçekleştiriyoruz. Ege Bölgesi ise bu sektörün Türkiye’deki en önemli üretim ve ihracat merkezlerinden biri. Bu nedenle Interfresh’in sadece yaş meyve sebze ihracatçılarımız için değil, meyve sebze mamulleri ihracatı yapan firmalarımız için de önemli bir ticaret platformu olmasını istiyoruz. Son yıllarda fuar organizasyonunun bu alanda yaptığı çalışmaları ve mamul ürün ihracatçılarımıza daha fazla yer açılmasını değerli buluyoruz. Önümüzdeki yıllarda bu tarafın daha da güçlenmesini arzu ediyoruz” şeklinde konuştu.</p>

<p> </p>

<p>Yurt dışından gelen alıcıların aynı fuarda hem Türkiye’nin taze ürünlerini hem de katma değerli, işlenmiş ürünlerini görebilmesinin önemli bir avantaj olduğunu paylaşan Uçak sözlerini şöyle tamamladı: “Böylece Türk meyve sebze sektörünün yalnızca üretim kapasitesini değil, sanayi, işleme ve katma değer yaratma gücünü de dünyaya gösterebiliriz. Bizim hedefimiz net: İzmir’i, yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri sektörlerinde uluslararası alıcılarla ihracatçılarımızın buluştuğu önemli merkezlerden biri haline getirmek istiyoruz. Interfresh Eurasia’nın da bu hedefe hizmet eden, her yıl uluslararası niteliğini daha da artıran ve dünya çapında bilinen bir fuar haline gelmesi için üzerimize düşen katkıyı vermeye devam edeceğiz.”</p>

<p>  </p>

<p><strong>Murat Özer: “Uluslararası fuarlarda aktif rol aldık”</strong></p>

<p> </p>

<p>Ant Expo Genel Koordinatörü Murat Özer, özellikle uluslararası alım heyetlerinin fuara kazandırılmasının sektörel ticaret açısından büyük önem taşıdığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p> </p>

<p><strong>Uluslararası Alım Heyeti Programı Genişliyor</strong></p>

<p> </p>

<p>Interfresh Eurasia Fuarı kapsamında yürütülen uluslararası iş geliştirme faaliyetleri doğrultusunda Avrupa, İngiltere, Rusya ve Balkan ülkelerinde çok sayıda sektör temsilcisi ile görüşmeler gerçekleştirildi.</p>

<p> </p>

<p>Bu çalışmalar sonucunda perakende sektörünün satın alma yöneticileri, ithalatçı firmalar, ihracatçılar ve sektör profesyonellerinden oluşan, 100’den fazla ülkeden uluslararası alım heyetlerinin Interfresh Eurasia Fuarı’nı ziyaret etmesi hedefleniyor.</p>

<p> </p>

<p>Avrupa ve Orta Avrupa pazarlarında faaliyet gösteren perakende zincirlerinin satın alma departmanları, ithalatçı firmalar ve tedarikçi ağlarıyla görüşmeler sürerken; Balkan ülkeleri, İngiltere ve Rusya pazarlarında da yeni iş birlikleri için temaslar devam ediyor.</p>

<p> </p>

<p>Bunun yanı sıra Hindistan, Orta Doğu ve Asya pazarlarında yürütülen çalışmalar, bölgesel iş ortakları ve acenteler aracılığıyla sürdürülüyor. Bu bölgelerden gelecek VIP alıcı delegasyonlarının ise önümüzdeki aylarda netleşmesi bekleniyor.</p>

<p> </p>

<p><strong>Interfresh Eurasia’ya Kurumsal Destek Artarak Devam Ediyor</strong></p>

<p> </p>

<p>2018 yılından bu yana düzenlenen ve kısa sürede uluslararası yaş meyve sebze sektöründe önemli bir marka hâline gelen Interfresh Eurasia Fuarı, kamu kurumları ve sektör kuruluşlarının destekleriyle büyümesini sürdürüyor.</p>

<p> </p>

<p>İzmir Ticaret Odasının (İZTO) finansal desteği devam ediyor.</p>

<p>Interfresh Eurasia’ya Yeni Güç: Interfood Eurasia</p>

<p>Uluslararası alıcıların talepleri doğrultusunda sektörün kapsamı genişletilerek Interfood Eurasia Fuarı da hayata geçiriliyor.</p>

<p> </p>

<p>Meyve, sebze sektörünün yanı sıra;</p>

<p>* Kurutulmuş ürünler</p>

<p>* Dondurulmuş ürünler</p>

<p>* Freeze-dry ürünler</p>

<p>* Konserve ve turşu ürünleri</p>

<p>* Meyve suları</p>

<p>* Sebze ve meyve bazlı soslar</p>

<p>* Reçeller</p>

<p>* Gıda işleme ve paketleme teknolojileri gibi sektörün tamamlayıcı alanlarını kapsayan Interfood Eurasia, Interfresh Eurasia ile aynı çatı altında ve eş zamanlı olarak düzenlenecek.</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p> </p>

<p> </p>

<p> </p>

<p> </p>
]]></description>
<link>https://izmirdehaber.com/meyve-sebze-ve-gida-sektorunun-kalbi-8-10-eylul-2026-tarihlerinde-izmir-de-atacak/1780/</link>
<pubDate>Mon, 31 Aug 2026 13:44:51 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>İzmir’de Yüksek Katlı Taşımalar İçin Asansör Çözümü</title>
<description><![CDATA[<img src="https://izmirdehaber.com/images/haberler/izmir-de-yuksek-katli-tasimalar-icin-asansor-cozumu.jpeg" width="250"><br><p>Taşınma süreci, ev veya ofis içerisindeki eşyaların toplanmasından yeni adrese yerleştirilmesine kadar pek çok aşamayı beraberinde getirir. Ancak bu sürecin en zahmetli bölümlerinden biri, büyük ve ağır eşyaların binadan çıkarılması ya da yüksek katlara ulaştırılmasıdır. Özellikle dar merdiven boşlukları, küçük asansörler ve yüksek katlı binalar söz konusu olduğunda klasik taşıma yöntemleri hem zaman açısından hem de iş güvenliği bakımından çeşitli zorluklar yaratabilir. Bu gibi durumlarda bina dışından çalışan mobil taşıma sistemleri önemli bir kolaylık sağlayabilir.</p>

<p>Günümüzde asansörlü taşıma sistemleri yalnızca ev değiştiren kişilerin tercih ettiği bir hizmet olmaktan çıkmış durumda. Nakliyat şirketleri, mobilya satıcıları, inşaat firmaları, ofisler ve yüksek katlara malzeme ulaştırması gereken işletmeler de bu sistemlerden yararlanabiliyor. Büyük bir koltuğun, gardırobun veya beyaz eşyanın merdivenlerden taşınmasının mümkün olmadığı durumlarda dış cephe üzerinden gerçekleştirilen taşıma, sürecin daha pratik şekilde yürütülmesine yardımcı oluyor. Özellikle İzmir gibi farklı yüksekliklerde yapıların bulunduğu büyükşehirlerde uygun ekipmanla yapılan planlı taşıma çalışmaları önemli bir avantaj oluşturuyor.</p>

<p>İhtiyaca göre saatlik, günlük ya da aylık olarak değerlendirilebilen <a href="https://www.evdenevetasimacilikizmir.net/" target="_blank"><strong>İzmir asansör kiralama</strong></a> seçenekleri, farklı taşıma senaryolarına uyarlanabiliyor. Binanın yüksekliği, eşyanın miktarı, aracın kurulacağı alan ve çalışmanın süresi gibi ayrıntılar göz önünde bulundurularak uygun sistemin belirlenmesi mümkün oluyor. Böylece yalnızca ihtiyaç duyulan hizmet alınırken taşıma operasyonunun daha düzenli ve kontrollü ilerlemesi sağlanabiliyor.</p>

<p><strong>İzmir Genelinde Kiralık Asansör Desteği</strong></p>

<p>İzmir'in merkezinde ve çevre ilçelerinde farklı yapı tipleriyle karşılaşmak mümkün. Yeni yapılan yüksek katlı sitelerden eski apartmanlara, dar sokaklardaki binalardan geniş cepheli yapılara kadar her adresin kendine özgü şartları bulunuyor. Bu nedenle eşya taşıma asansörü hizmetinin planlanmasında yalnızca gidilecek adresin bilinmesi yeterli olmayabiliyor. Asansör aracının kurulabileceği alanın ve taşınacak yükün özelliklerinin de önceden değerlendirilmesi gerekiyor.</p>

<p>İzmir genelinde hizmet alınabilecek ilçeler arasında şunlar yer alıyor:</p>

<ul>
	<li>Aliağa</li>
	<li>Balçova</li>
	<li>Bayındır</li>
	<li>Bayraklı</li>
	<li>Bergama</li>
	<li>Beydağ</li>
	<li>Bornova</li>
	<li>Buca</li>
	<li>Çeşme</li>
	<li>Çiğli</li>
	<li>Dikili</li>
	<li>Foça</li>
	<li>Gaziemir</li>
	<li>Güzelbahçe</li>
	<li>Karabağlar</li>
	<li>Karaburun</li>
	<li>Karşıyaka</li>
	<li>Kemalpaşa</li>
	<li>Kınık</li>
	<li>Kiraz</li>
	<li>Konak</li>
	<li>Menderes</li>
	<li>Menemen</li>
	<li>Narlıdere</li>
	<li>Ödemiş</li>
	<li>Seferihisar</li>
	<li>Selçuk</li>
	<li>Tire</li>
	<li>Torbalı</li>
	<li>Urla</li>
</ul>

<p>İzmir'in tüm ilçelerinde aynı bina koşulları bulunmadığından, taşıma öncesinde yapılacak kısa bir ön değerlendirme hizmetin daha doğru planlanmasına yardımcı olur. Özellikle aracın binaya yanaşabileceği mesafe, dış cephedeki uygunluk, balkon veya pencere konumu ve kat yüksekliği gibi bilgiler önemlidir. Bu bilgiler sayesinde kullanılacak sistemin belirlenmesi ve çalışma süresinin daha gerçekçi şekilde planlanması mümkün hale gelir.</p>

<p><strong>Ev ve İşletmeler İçin Farklı Kullanım Alanları</strong></p>

<p>Kiralık asansörler, taşınma sırasında komple ev eşyalarının aktarılmasının yanı sıra daha küçük kapsamlı işlerde de kullanılabilir. Örneğin yalnızca büyük bir koltuğun, yatak odası takımının veya beyaz eşyanın yüksek bir kata çıkarılması gerektiğinde de taşıma asansörü tercih edilebilir. Bu durum özellikle tek bir eşya için kapsamlı bir taşıma organizasyonu yapmak istemeyen kullanıcılar açısından pratik bir çözüm oluşturur.</p>

<p>Ofis taşımalarında ise bilgisayar masaları, dolaplar, koltuklar ve diğer ekipmanların kısa sürede yeni kata ulaştırılması gerekebilir. İşletmenin faaliyetlerine uzun süre ara vermemesi için taşıma işleminin mümkün olduğunca planlı yürütülmesi önemlidir. Uygun koşullarda kullanılan mobil sistemler, ağır eşyaların merdivenlerde defalarca taşınması yerine dış cepheden aktarılmasına yardımcı olarak sürecin hızlandırılmasını sağlayabilir.</p>

<p>Mobilya ve inşaat sektöründe de benzer bir ihtiyaç söz konusudur. Büyük mobilyaların müşterinin evine çıkarılması veya yapı malzemelerinin üst katlara taşınması sırasında uygun ekipman kullanılması, iş akışını kolaylaştırabilir. Bu nedenle asansörlü eşya taşıma hizmeti, yalnızca bireysel taşınma ihtiyaçlarıyla sınırlı olmayan geniş bir kullanım alanına sahiptir.</p>

<p><strong>Asansörlü Eşya Taşımanın Sağladığı Kolaylıklar</strong></p>

<p>Büyük eşyaların geleneksel yöntemlerle taşınması sırasında en fazla zaman alan işlemlerden biri, ürünlerin bina içerisindeki dar alanlardan geçirilmesidir. Özellikle geniş mobilyalarda merdiven dönüşleri ciddi bir problem oluşturabilir. Bazı ürünlerin sökülmesi, yeniden kurulması veya farklı açılarda taşınması gerekebilir. Dış cephe üzerinden gerçekleştirilen taşıma ise uygun şartlarda bu işlemlerin bir bölümünü ortadan kaldırarak daha doğrudan bir yöntem sunar.</p>

<p>Taşıma süresinin azalması, yalnızca müşterinin daha kısa sürede yerleşmesine yardımcı olmaz. Nakliyat ekiplerinin iş planlamasını da kolaylaştırır. Aynı gün içerisinde birden fazla taşıma operasyonu gerçekleştiren firmalar için zaman yönetimi oldukça önemlidir. Daha düzenli bir taşıma süreci, ekiplerin iş gücünü daha verimli kullanmasına katkı sağlayabilir.</p>

<p>Bunun yanında eşyaların bina içerisinde hareket ettirilme miktarının azalması da önemli bir avantajdır. Mobilyaların duvarlara, korkuluklara veya kapı kenarlarına temas etme ihtimali geleneksel taşıma sırasında daha fazla olabilir. Uygun şekilde gerçekleştirilen dış cephe taşıması, eşyaların bina içerisindeki dar alanlardan geçirilme ihtiyacını azaltarak bu tür risklerin kontrol edilmesine yardımcı olur.</p>

<p><strong>Hangi Eşyalar Asansörle Taşınabilir?</strong></p>

<p>Asansörlü taşıma sistemlerinin kullanım alanı oldukça geniştir. Taşınacak ürünün boyutu, ağırlığı ve yapısı uygun olduğu sürece birçok farklı eşya için değerlendirilebilir. Ev taşıma çalışmalarında özellikle hacimli ürünler ön plana çıkar.</p>

<p>Bunlar arasında:</p>

<ul>
	<li>Koltuk ve kanepe takımları</li>
	<li>Gardırop ve dolaplar</li>
	<li>Yatak ve baza</li>
	<li>Yemek masaları</li>
	<li>Beyaz eşyalar</li>
	<li>Büyük elektronik ürünler</li>
	<li>Ofis mobilyaları</li>
	<li>Çeşitli inşaat malzemeleri</li>
</ul>

<p>bulunabilir.</p>

<p>Her eşyanın asansörle taşınmaya uygunluğu aynı değildir. Bu nedenle taşıma öncesinde ürünlerin ölçüleri, ağırlıkları ve binanın özellikleri değerlendirilmelidir. Böylece yapılacak çalışmanın kapsamı daha doğru şekilde belirlenebilir.</p>

<p><strong>İzmir Kiralık Asansör Fiyatlarında İhtiyaca Göre Planlama</strong></p>

<p><a href="https://www.evdenevetasimacilikizmir.net/" target="_blank"><strong>İzmir kiralık asansör</strong></a> hizmetinde herkes için geçerli tek bir fiyatlandırmadan söz etmek doğru değildir. Çünkü her taşıma işi farklı koşullara sahiptir. Bir apartmanın yüksekliği, hizmetin gerçekleştirileceği ilçe, çalışma süresi, taşınacak eşya miktarı ve aracın kurulacağı alan gibi çeşitli unsurlar toplam maliyeti etkileyebilir.</p>

<p>Örneğin birkaç büyük eşyanın kısa süre içerisinde taşınmasıyla komple bir evin aktarılması arasında çalışma süresi bakımından önemli farklılıklar olabilir. Benzer şekilde yüksek katlı bir binada gerçekleştirilecek operasyon ile daha düşük katlı bir yapının ihtiyaçları da aynı olmayacaktır. Bu nedenle hizmet alınmadan önce işin ayrıntılarının paylaşılması daha doğru bir fiyat değerlendirmesi yapılmasına olanak tanır.</p>

<p>Uygun fiyatlı hizmet ararken yalnızca en düşük ücrete odaklanmak yerine ekipman ve hizmet kalitesinin de değerlendirilmesi önemlidir. Kullanılacak sistemin işe uygun olması, kurulumun doğru yapılması, zamanında hizmet verilmesi ve taşıma sürecinin planlı ilerlemesi toplam deneyimi doğrudan etkiler. İhtiyaç kadar süre için kiralama yapılabilmesi ise kullanıcıların bütçelerini daha kontrollü şekilde planlamasına yardımcı olabilir.</p>

<p><strong>Kiralama Süresi Nasıl Belirlenir?</strong></p>

<p>Kısa süreli bir taşıma işleminde saatlik kullanım yeterli olabilir. Bir evin komple taşınması gibi daha kapsamlı çalışmalarda ise günlük kiralama tercih edilebilir. Düzenli olarak taşıma veya malzeme kaldırma işi yapan işletmeler açısından daha uzun süreli seçenekler de değerlendirilebilir.</p>

<p>Kiralama süresinin doğru belirlenmesi için öncelikle taşınacak eşyanın miktarı ve bina koşulları göz önüne alınmalıdır. Ekiplerin çalışma hızını etkileyebilecek kat yüksekliği, kurulum alanı ve taşıma mesafesi gibi unsurlar da planlamaya dahil edilmelidir.</p>

<p>Bu yaklaşım sayesinde kullanıcı yalnızca ihtiyacı olan hizmet için planlama yapabilir. Böylece hem çalışma süresi daha net ortaya çıkar hem de gereksiz bekleme veya ek organizasyon ihtiyacının önüne geçilebilir.</p>

<p><strong>Yüksek Katlı Binalarda Taşımacılık Neden Zorlaşıyor?</strong></p>

<p>Apartmanların kat sayısı arttıkça taşınma sırasında karşılaşılan zorluklar da artabilir. Özellikle büyük mobilyaların bina içerisindeki merdivenlerden geçirilmesi, eşyanın boyutları nedeniyle mümkün olmayabilir. Asansör kabininin küçük olması da alternatif bir taşıma yöntemi arayışını beraberinde getirebilir.</p>

<p>Bu tür durumlarda dış cepheye kurulabilen mobil asansör sistemleri önemli bir alternatif sunar. Eşyalar uygun şekilde hazırlanarak taşıma platformuna yerleştirilir ve gerekli güvenlik kontrollerinin ardından ilgili kata ulaştırılır. Böylece yüksek katlara eşya çıkarma işlemi daha sistemli bir şekilde gerçekleştirilebilir.</p>

<p>İzmir'deki çok katlı konutların yanı sıra ofis ve ticari yapıların sayısının da artması, profesyonel taşıma çözümlerine duyulan ihtiyacı artırmaktadır. Özellikle şehir merkezinde yoğun yapılaşmanın bulunduğu bölgelerde taşıma işleminin önceden planlanması, hem zaman hem de iş gücü açısından avantaj sağlayabilir.</p>

<p><strong>Mobilya, Beyaz Eşya ve İnşaat Malzemelerinde Kullanım</strong></p>

<p>Yeni satın alınan bir mobilyanın eve ulaştırılması, ürünün mağazadan teslim edilmesi kadar önemli bir aşamadır. Büyük bir gardırobun veya koltuğun apartman merdivenlerinden geçirilmesinin mümkün olmadığı durumlarda dış cephe üzerinden taşıma seçeneği değerlendirilebilir. Bu sayede ürünün bina içerisindeki dar alanlarda hareket ettirilmesi azaltılabilir.</p>

<p>Beyaz eşyalar da taşıma sırasında dikkat gerektiren ürünler arasındadır. Buzdolabı, çamaşır makinesi veya kurutma makinesi gibi ağır ürünlerin yüksek katlara çıkarılması sırasında doğru ekipman kullanılması taşıma sürecinin daha kontrollü yürütülmesine yardımcı olabilir. Özellikle yüksek katlı yapılarda bu tür ürünlerin elle taşınması hem zaman hem de iş gücü bakımından daha zahmetli olabilir.</p>

<p>İnşaat ve tadilat çalışmalarında ise taşıma ihtiyacı yalnızca başlangıç aşamasında ortaya çıkmaz. Proje boyunca farklı malzemelerin üst katlara çıkarılması gerekebilir. Ağır yapı malzemeleri, ekipmanlar veya çeşitli ürünlerin yüksek bölümlere ulaştırılmasında uygun kapasitedeki taşıma asansörlerinden yararlanılması iş sürecinin daha düzenli ilerlemesine katkıda bulunabilir.</p>

<p><strong>İzmir Taşımacılığında Güvenli ve Planlı Hizmet</strong></p>

<p>Taşıma işlerinde güvenlik, hız kadar önem taşıyan temel konulardan biridir. Özellikle bina dışından gerçekleştirilen yüksek katlı taşımalarda kullanılan ekipmanın işe uygun olması ve kurulumun doğru noktada yapılması gerekir. Çalışma başlamadan önce adres koşullarının değerlendirilmesi, olası problemlerin önceden fark edilmesine yardımcı olabilir.</p>

<p>Bu nedenle taşıma yapılacak adresin fotoğraflarının önceden paylaşılması oldukça faydalı olabilir. WhatsApp üzerinden gönderilecek bina ve çalışma alanı fotoğrafları sayesinde aracın yanaşabileceği bölge hakkında ön fikir edinilebilir. Kat bilgisi ve taşınacak eşyaların özellikleri de paylaşıldığında hizmetin planlanması daha kolay hale gelir.</p>

<p>Profesyonel taşımacılık anlayışında amaç yalnızca eşyayı bir noktadan başka bir noktaya ulaştırmak değildir. Çalışmanın zamanında başlaması, ekipman kurulumunun kontrollü yapılması, taşıma sırasında iş güvenliği kurallarına dikkat edilmesi ve eşyaların mümkün olduğunca zarar görmeden aktarılması da sürecin önemli parçalarıdır. Bu nedenle İzmir'de taşıma asansörü hizmeti araştırılırken bütün bu unsurların birlikte değerlendirilmesi gerekir.</p>

<p><strong>17. Kata Kadar Ulaşabilen Eşya Taşıma Sistemleri</strong></p>

<p>Yüksek katlarda yaşayan kişilerin en önemli beklentilerinden biri kullanılacak sistemin binanın kat yüksekliğine uygun olmasıdır. İzmir'de 17. kata kadar hizmet verebilen eşya taşıma asansörleri, yüksek katlı yapılarda gerçekleştirilen çeşitli taşıma operasyonlarında kullanılabilmektedir.</p>

<p>Ancak kat sayısı tek başına yeterli bir kriter değildir. Binanın cephe yapısı, aracın kurulacağı alan, balkon veya pencere konumu ve taşınacak yükün özellikleri de değerlendirilmelidir. Bu nedenle hizmet öncesinde adres hakkında mümkün olduğunca fazla bilgi paylaşılması doğru ekipman seçimine yardımcı olur.</p>

<p>Özellikle yüksek katlı bir taşınma planlanıyorsa, asansör hizmetinin nakliyat gününden önce organize edilmesi sürecin daha rahat ilerlemesini sağlayabilir. Böylece ekiplerin çalışma alanı ve kullanılacak sistem önceden planlanarak taşıma günündeki belirsizlikler azaltılabilir.</p>

<p><strong>Sık Sorulan Sorular</strong></p>

<p><strong>1. İzmir'de kiralık asansör hizmetinden kimler yararlanabilir?</strong></p>

<p>Bireysel müşterilerin yanı sıra evden eve nakliyat firmaları, ofisler, mobilya işletmeleri, inşaat şirketleri ve yüksek katlara yük çıkarması gereken farklı işletmeler bu hizmetten yararlanabilir.</p>

<p><strong>2. Asansörlü taşımacılık hangi durumlarda tercih edilir?</strong></p>

<p>Büyük eşyaların merdivenlerden geçirilmesinin zor olduğu, bina asansörünün yetersiz kaldığı veya yüksek katlara ağır yük çıkarılması gerektiği durumlarda dış cephe taşıma sistemleri değerlendirilebilir.</p>

<p><strong>3. İzmir'in her ilçesinde hizmet veriliyor mu?</strong></p>

<p>İzmir'in tüm ilçelerine yönelik hizmet planlaması yapılmaktadır. Adres, kat bilgisi ve kurulum alanının özellikleri paylaşılması halinde çalışma koşulları hakkında bilgi alınabilir.</p>

<p><strong>4. Kiralık asansör ne kadar süre kullanılabilir?</strong></p>

<p>İhtiyaca bağlı olarak saatlik, günlük veya aylık kiralama seçenekleri değerlendirilebilir. Çalışmanın kapsamına göre uygun süre belirlenebilir.</p>

<p><strong>5. Asansörlü taşıma sadece ev eşyaları için mi kullanılıyor?</strong></p>

<p>Hayır. Ev eşyalarının yanı sıra ofis mobilyaları, beyaz eşyalar, mobilya ürünleri ve çeşitli inşaat malzemelerinin taşınmasında da kullanılabilir.</p>

<p><strong>6. Fiyat belirlenirken hangi bilgiler gerekiyor?</strong></p>

<p>Kat yüksekliği, ilçe, taşınacak eşya miktarı, çalışma süresi ve asansörün kurulacağı alan gibi bilgiler fiyat değerlendirmesinde önem taşır. Adres fotoğrafları da ön değerlendirmeyi kolaylaştırabilir.</p>

<p><strong>7. Taşıma asansörü yüksek katlarda kullanılabilir mi?</strong></p>

<p>Kullanılan ekipmanın özelliklerine bağlı olarak yüksek katlı binalarda hizmet verilebilir. İzmir'de 17. kata kadar ulaşabilen eşya taşıma asansörleri bulunmaktadır.</p>

<p><strong>8. Asansör kurulumu için bina önünde özel bir alan gerekiyor mu?</strong></p>

<p>Aracın güvenli şekilde konumlandırılabileceği ve sistemin kurulmasına uygun bir çalışma alanı bulunması gerekir. Bu nedenle adresin önceden değerlendirilmesi önemlidir.</p>

<p><strong>9. Taşıma öncesinde bina fotoğrafı göndermek gerekli mi?</strong></p>

<p>Zorunlu olmamakla birlikte fotoğraf göndermek oldukça faydalıdır. Bina cephesi, balkon veya pencere konumu ve aracın yanaşabileceği alan hakkında ön bilgi edinilmesini sağlar.</p>

<p><strong>10. İzmir'de kiralık asansör için nasıl teklif alınabilir?</strong></p>

<p>Hizmet almak isteyenler <strong>0532 418 20 73</strong> numarasından iletişime geçerek adres ve taşıma detaylarını paylaşabilir. İhtiyaca göre uygun ekipman ve çalışma süresi hakkında bilgi alınabilir.</p>

<p> </p>
]]></description>
<link>https://izmirdehaber.com/izmir-de-yuksek-katli-tasimalar-icin-asansor-cozumu/1779/</link>
<pubDate>Wed, 26 Aug 2026 17:41:05 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>İzmir Enternasyonal Fuarı, 95’inci kez kapılarını açmaya hazırlanıyor</title>
<description><![CDATA[<img src="https://izmirdehaber.com/images/haberler/izmir-enternasyonal-fuari-95-inci-kez-kapilarini-acmaya-hazirlaniyor.jpg" width="250"><br><p>İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen 95. İzmir Enternasyonal Fuarı, 5–13 Eylül 2026 tarihleri arasında “Fuar Şehrin Kalbinde” sloganıyla Kültürpark’ta yapılacak. Basın toplantısında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Fuarın kapısından giren herkesin içeride keyifle vakit geçireceğini ve mutlu şekilde ayrılacağını söyleyebilirim. İzmir'in fuarlarla bağı güçlü olmaya devam edecek” dedi.</p>

<p>Yaklaşık bir asırdır ticaret, kültür, sanat ve sosyal yaşamın önemli adreslerinden biri olan İzmir Enternasyonal Fuarı, bu yıl 5 Eylül’de açılacak, 13 Eylül’e kadar devam edecek. Folkart’ın ana sponsor, Migros’un ise etkinlik sponsoru olduğu 95. İzmir Enternasyonal Fuarı’nın basın toplantısı Tarihi Havagazı Fabrikası’nda İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın ev sahipliğinde yapıldı. Tanıtım toplantısına ana sponsor Folkart’ın Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, etkinlik sponsoru Migros’un Kuzey Ege Direktörü Güneş Fırıldak, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, Büyükşehir Belediyesi bürokratları ile bağlı şirketlerin genel müdürleri ve iş dünyasının temsilcileri de katıldı.</p>

<p><strong>Tugay çalışma arkadaşlarına teşekkür etti</strong></p>

<p> Ülkenin ve dünyanın mevcut durumuna rağmen fuarın düzenlenmesinde emeği geçen çalışma arkadaşları ve İEF destekçilerine teşekkür ederek konuşmasına başlayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, fuarcılığın ne kadar önemli olduğunun bilinciyle çalıştıklarının altını çizdi. İzmir'in Atatürk'ün yolunda, fuarcılık konusunda önemli bir görev üstlendiğini hatırlatan Başkan Tugay, kentin yıl içinde pek çok uluslararası fuara ev sahipliği yaptığını söyledi. Tugay, “İzmir’e fuarcılık alanında tanımlanmış görevin öneminin bilinciyle çalışıyoruz” dedi.</p>

<p><strong>“95 yıldır bu geleneği devam ettiriyoruz”</strong></p>

<p> İEF’nin kendi hayatında da önemli bir yeri olduğunu söyleyen Tugay, “Dünyada 95 yaşında olan başka fuar var mı bilmiyorum. Muhtemelen bizim sahip çıktığımız kadar bir fuara sahip çıkan bir başka şehir, ülke yoktur. 95 yıldır bu geleneği devam ettiriyoruz. Fuarı sadece bugünüyle değil geçmişiyle de yaşıyoruz. Ama her şeyin değiştiği dünyada, İEF’nin de değişmesi kaçınılmaz. Düzenlenme sürecinden içindeki etkinliklere kadar, İzmirlilerin en fazla keyif alacağı ve ilgisini çekecek bir fuar organize etmek için arkadaşlarımız büyük çaba gösterdi. Fuarın kapısından giren herkesin içeride keyifle vakit geçireceğini, çok ilginç şeyler göreceğini ve mutlu şekilde ayrılacağını söyleyebilirim” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>“Bizden beklenen talebi karşılamak için çalışmaya devam edeceğiz”</strong></p>

<p> İEF kapsamında yapılacak etkinlikleri anlatan Tugay, şair Nâzım Hikmet’in yaşamını ve kültürel mirasını anlatan “ROMANTİKA / Bir Ömrün Seyrüseferi” sergisi hakkında bilgiler verdi. Tugay, “Ne kadar özel bir sergi olduğunu herkes gezdikten sonra anlayacak” dedi ve serginin yapımcılığını üstlenen Folkart'a teşekkür etti. Tugay, “İzmir Fuarı her zaman sanatla, kültürle beraber anılan bir fuardır. En güçlü yönü de budur” dedi. Onlarca etkinlik yapacaklarını ve fuara yüz binlerce ziyaretçi beklediklerini söyleyen Tugay, İzmir halkının 365 gün mutlu olacağı bir Kültürpark yaratmak istediklerini ve bunun için gerekli çalışmaları yaptıklarını hatırlattı. Tugay, “Bu yıl biraz daha çağdaş bir fuar yorumu göreceğiz. Önümüzdeki yıllarda, içinde yaşadığımız çağın gereklerini ve katılımcıların ve ziyaretçilerin bizden beklentilerini karşılamak için çalışmaya devam edeceğiz. İzmir’in fuarlarla bağı her zaman güçlü olmaya devam edecek. Tüm yurttaşlarımıza keyifli fuarlar diliyorum” dedi.</p>

<p><strong> “Dünya değişiyor”</strong></p>

<p> Başkan Tugay, basın mensuplarından gelen soruları da cevapladı. İEF'nin 9 gün sürmesi ile ilgili gelen soruya yanıt veren Başkan Dr. Cemil Tugay, “Süre ile ilgili şunu söyleyeyim; fuar süresini uzatmanın katılımı azalttığını görüyoruz. Şu anda dünyanın her yerinde fuarlar 2,3 ya da 4 gün sürüyor. Artık ihtisas fuarları düzenleniyor” dedi.</p>

<p>Eski fuar özlemine karşın dünyanın değiştiğini ve değişime ayak uydurulması gerektiğini söyleyen Tugay, “Dünya değişiyor, beklentiler değişiyor, insanlar değişiyor. Yeni bir nesil var, beklentileri daha farklı. Bu sene düzenlenecek fuarı güzel hatırlayacağız” diye konuştu.</p>

<p> Kültürpark’ın İzmir'in değeri olduğunu belirten Tugay, “Kültürpark'ı, sahip olduğu yeşil dokusuyla, insanların ihtiyacı olan huzur veren duygusuyla, kentin merkezinde her türlü mücevherden daha değerli bir alan olarak görüyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Sancak: Kentin cesur kimliğinin en önemli simgelerinden biri olmaya devam edecek</strong></p>

<p> Kentin kültürel, sosyal hayatına katkı sunmayı bir tercih değil, temel bir sorumluluk olarak gördüklerini söyleyen Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, geçtiğimiz yıl sanatseverlerle buluşturdukları Refik Anadol'un sergisini 295 bin kişinin ziyaret ettiğini söyledi. Bu yıl da Nâzım Hikmet’i Atlas Pavyonu'nda ziyaretçilerle buluşturduklarını söyleyen Sancak, “Bu serginin İzmir Enternasyonal Fuarı'nda açılması, bir tesadüf değil; adeta bir buluşma. Dünyaya açık bir şair, dünyaya açık bir kent, dünyaya açık bir fuar. Bu sergiyle Fuar'ın kültür sanattaki güçlü geleneğine yalnızca bir katkı değil, kalıcı bir iz bırakmayı diliyoruz. Biliyoruz ki İzmir Enternasyonal Fuarı bundan sonra da bu kentin dünyaya açık, yenilikçi ve cesur kimliğinin en önemli simgelerinden biri olmaya devam edecek. Kentin kültürüne, uluslararası görünürlüğüne ve ortak hafızasına kattığı değerle hepimiz için bir gurur kaynağı olmayı sürdürecek” diye konuştu.</p>

<p><strong>Fırıldak: Unutulmaz deneyimler yaşatmak için buradayız</strong></p>

<p> Etkinlik sponsoru olmaktan, fuara katkı sunmaktan mutluluk duyduklarını söyleyen Migros’un Kuzey Ege Direktörü Güneş Fırıldak, “İzmir Enternasyonal Fuarı, İzmir'in en köklü değerlerinden biri. Migros olarak biz de 15 yıldır bu büyük buluşmanın etkinlik sponsoru olmanın mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz. İzmir ile kurduğumuz bağın parçası olarak her yıl fuara daha zengin, kapsayıcı, deneyim odaklı Migros katkısı sunmayı amaçlıyoruz. Unutulmaz deneyimler yaşatmak için buradayız” diye konuştu.</p>

<p><strong>“Kuşaklar boyunca değişen sosyal yaşamın çok önemli bir parçası”</strong></p>

<p> Fuar programı hakkında bilgilendirmelerde bulunan İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu ise, “Yine şehrin kalbinde bir arada olacağız. 95 yıl bir organizasyon için çok uzun bir süre ama İEF söz konusu olduğunda bu yalnızca bir sayı değil. İzmir'in kent hafızasının, Türkiye'nin fuarcılık tarihinin ve kuşaklar boyunca değişen sosyal yaşamın çok önemli bir parçası” dedi.</p>

<p><strong>Çim Konserleri’nde müzik keyfi</strong></p>

<p> Fuar akşamlarının geleneksel etkinliklerinden Çim Konserleri, 5–12 Eylül tarihleri arasında 21.30–23.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek. Program kapsamında 5 Eylül’de Emir Can İğrek ve 6 Eylül’de Levent Yüksel Migros sponsorluğunda, 7 Eylül’de Yıldız Tilbe, 8 Eylül’de Mert Demir, 9 Eylül’de Model, 10 Eylül’de Gülşen, 11 Eylül’de Teoman ve 12 Eylül’de Semicenk sahne alacak. Fuar ziyaretçileri Çim Konserleri ile müziğin keyfini çıkaracak.</p>

<p><strong>Açıkhava’da tiyatrodan stand-up’a farklı gösteriler</strong></p>

<p>Atatürk Açıkhava Tiyatrosu, 95. İzmir Enternasyonal Fuarı kapsamında 6–12 Eylül tarihleri arasında tiyatro, stand-up, müzikli ve interaktif gösterilere ev sahipliği yapacak. Programın ilk gününde Salih Bademci, Sesler adlı sahne performansıyla yer alacak. 7 Eylül’de ise Latife Tekin’in eserinden uyarlanan Sevgili Arsız Ölüm – Dirmit ile Nezaket Erden sahneye çıkacak. 8 Eylül’de Doğu Demirkol, 9 Eylül’de Çok Güzel Hareketler 2, 10 Eylül’de Doğan Akdoğan ve Rüştü Onur Atilla’nın sunumuyla gerçekleştirilecek Abur Cubur Show, 11 Eylül’de Atakan Çelik ve Safa Sarı, Sonkiüçdört ile sahne alacak. Program; 12 Eylül’de Binnur Kaya ve Mert Fırat’ın sahne aldığı, İki Kişilik Oyun ile son bulacak.</p>

<p><strong>Gençlik Alanı’nda teknoloji ve oyun deneyimleri</strong></p>

<p> İEF Gençlik Alanı, dijital dünyanın heyecanını, sporun enerjisini ve interaktif deneyimleri bir araya getirecek. 5–13 Eylül tarihleri arasında her gün 17.00–21.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek etkinliklerde ziyaretçiler, teknoloji destekli oyun alanlarında yarışabilecek, hareket edebilecek, üretebilecek ve farklı deneyimlere katılabilecek.</p>

<p><strong>Çocukların sevdiği kahramanlar fuarda hayat bulacak</strong></p>

<p> İzmir Enternasyonal Fuarı’nda çocuklara özel olarak hazırlanan etkinlik alanında, çizgi kahramanların renkli dünyası, maskotlu oyunlar, danslı ve müzikli gösteriler, tematik oyun alanları, interaktif aktiviteler ve farklı eğlence deneyimleri bir araya gelecek. Çocuk Alanı Etkinlik Programı, 5–13 Eylül tarihleri arasında her gün 18.00–22.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek.</p>

<p><strong>İZELTAŞ ve Red Bull etkinlikleri de fuar programında</strong></p>

<p> İZELTAŞ Usta İşi Arena, ziyaretçilerin ustalık, beceri ve üretim deneyimini eğlenceli aktivitelerle yaşayabileceği interaktif bir alan olarak hazırlanacak. Red Bull Karton Tekne Etkinlik Alanı ise 5–12 Eylül tarihleri arasında eğlence, etkileşim ve deneyimi bir araya getirecek. Karton tekne atölyeleri ve workshopların yanı sıra DJ performanslarının da yer alacağı alanda, fuar boyunca farklı aktivasyonlar gerçekleştirilecek. Program, 13 Eylül’de Kültürpark Göl’de düzenlenecek Red Bull Karton Tekne Yarışması ile tamamlanacak.</p>

<p><strong>Kültürpark’ta sürpriz performanslar</strong></p>

<p> Fuar süresince Kültürpark’ın farklı noktalarında gerçekleştirilecek flash mob etkinlikleriyle ziyaretçileri sürpriz performanslar karşılayacak. Fuar alanının farklı noktalarında kısa süreli dans gösterileri gerçekleştirilirken, güçlü vokallerin öne çıktığı opera performansları da fuar programında yer alacak. Şef Sensin etkinliğinde ise fuar girişinde konumlanacak mini orkestra ile ziyaretçilere kısa süreliğine orkestra şefi olma deneyimi sunulacak. Efsanevi Yolculuk – Légendaires adlı uluslararası sokak gösterisi, ışıklandırılmış devasa tilki kuklaları, akrobatlar ve dansçılardan oluşan mistik kortejiyle Kültürpark’ta izleyicilerle buluşacak. Kültürpark’ın simge yapılarından Paraşüt Kulesi de fuar boyunca ışık gösterilerine ev sahipliği yapacak. Kulenin mimari dokusuna yansıtılacak ışık unsurlarıyla gece boyunca görsel bir deneyim oluşturulacak.</p>

<p><strong>Nâzım Hikmet’in yaşamına çok katmanlı bir yolculuk</strong></p>

<p> 95. İzmir Enternasyonal Fuarı’nın kültür ve sanat programının merkezinde, Nâzım Hikmet’in Türkiye’de bugüne kadar açılmış en kapsamlı sergilerinden biri olan ROMANTİKA / Bir Ömrün Seyrüseferi Sergisi yer alacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi katkıları ve ev sahipliğinde, Folkart’ın yapımcılığını üstlendiği sergi, 5 Eylül 2026–15 Ocak 2027 tarihleri arasında Atlas Pavyonu’nda ziyaret edilebilecek.</p>

<p><strong> Kültürpark’ın 90 yıllık hikayesi sergide anlatılacak</strong></p>

<p>Kültürpark’ın kuruluşunun 90. yılı kapsamında hazırlanan Kültürpark 90 Yaşında sergisi, 5 Ağustos–31 Aralık 2026 tarihleri arasında Pakistan Pavyonu’nda ziyaret edilebilecek. Sergi, İEF boyunca 12.00–23.00 saatleri arasında açık olacak. Küratörlüğünü Aybala Yentürk’ün üstlendiği sergi, Kültürpark’ın kuruluş sürecini ve 90 yıllık tarihini İzmir’in gelişimi ve İzmir Enternasyonal Fuarı ile ilişkisi üzerinden ele alıyor.</p>

<p><strong>Sanatın duraklarından İzmir mutfağına</strong></p>

<p> Mehmet Tüzüm Kızılcan Sanat Galerisi’nde 21 Ağustos–21 Eylül 2026 tarihleri arasında Sanatın Durakları – Hüseyin Terzioğlu Koleksiyonu Sergisi sanatseverlerle buluşacak. Yaklaşık 30 yıllık bir birikimin ürünü olan sergi, çağdaş Türk resim sanatının figüratif ve soyut örneklerini bir araya getirecek.</p>

<p><strong>Gıda Alanı’nda farklı mutfak kültürleri</strong></p>

<p>Kültürpark’ın farklı noktalarında tematik alanlar oluşturulurken, ticari alanlar ile sosyal ve deneyim alanlarının birbirini destekleyeceği bir yerleşim planı hazırlandı. Alan planlamasıyla ziyaretçi dolaşımının dengeli şekilde yönlendirilmesi ve Kültürpark’ın farklı noktalarında gün boyunca hareketlilik oluşturulması hedefleniyor. Göl çevresinde oluşturulacak Gıda Alanı’nda ise farklı mutfak kültürlerini temsil eden işletmeler bir araya gelecek.</p>

<p><strong>İzmir Büyükşehir Belediyesi fuarda özel alanıyla yer alacak</strong></p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi ve bağlı birimleri de 95. İzmir Enternasyonal Fuarı’nda özel olarak hazırlanan alanda ziyaretçilerle buluşacak. Belediye hizmetleri, projeleri ve kent yaşamına yönelik çalışmaların tanıtılacağı alanda, ziyaretçiler Büyükşehir Belediyesi’nin farklı birimlerinin yürüttüğü çalışmaları yakından tanıma fırsatı bulacak. Farklı yaş gruplarına yönelik atölyeler, bilgilendirme ve farkındalık çalışmaları, yarışmalar ve kültürel etkinlikler ile interaktif uygulamaların gerçekleştirileceği alan, fuar süresince ziyaretçilerin aktif katılımına açık olacak. Kent yaşamına ilişkin hizmetlerin eğlence, deneyim ve etkileşim odaklı etkinliklerle anlatılacağı alanda, çocuklardan gençlere ve yetişkinlere kadar farklı kesimlere yönelik programlar düzenlenecek. Böylece İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kent genelinde yürüttüğü çalışmalar, fuarın sosyal ve kültürel atmosferi içinde ziyaretçilerle buluşturulacak.</p>

<p><strong>İEF 16.00–23.00 saatleri arasında ziyaretçilerini ağırlayacak</strong></p>

<p> İEF, farklı sektörlerden firmaları ziyaretçilerle bir araya getirecek. Fuar kapsamında, Kültürpark’ın farklı noktalarında gün boyunca kültür, sanat, eğlence ve deneyim odaklı etkinlikler gerçekleştirilecek. Geçtiğimiz yıl 776 bin 843 ziyaretçiyi ağırlayan fuar, bu yıl da ticaret, kültür, sanat ve eğlenceyi bir araya getiren programıyla İzmir’in en önemli buluşmalarından biri olacak. Folkart’ın ana sponsor, Migros’un etkinlik sponsoru olduğu İzmir Enternasyonal Fuarı, her gün 16.00–23.00 saatleri arasında ziyaretçilerini ağırlayacak. İzmir Enternasyonal Fuarı’nın giriş ücretleri tam 100 TL, öğrenci 50 TL olarak belirlendi.</p>
]]></description>
<link>https://izmirdehaber.com/izmir-enternasyonal-fuari-95-inci-kez-kapilarini-acmaya-hazirlaniyor/1778/</link>
<pubDate>Fri, 28 Aug 2026 11:09:47 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>İzmir'de Rulo Çim İlk Ay: Tutma Oranını Belirleyen Kritik Bakım Penceresi</title>
<description><![CDATA[<img src="https://izmirdehaber.com/images/haberler/izmir-de-rulo-cim-ilk-ay-tutma-oranini-belirleyen-kritik-bakim-penceresi.jpg" width="250"><br><h1><span style="font-size: 13px;">Rulo çim serildiği gün gözünüzün önünde hazır bir çim örtüsü belirir, ama o örtünün gerçekten "tuttuğu" an serim değil, sonraki dört haftadır. Rulolar toprağa yalnızca fiziksel olarak yaslanmış durumdadır; kök sistemi henüz altındaki zemine geçmemiştir. İlk aydaki her sulama, her adım ve her sıcak öğle sonrası, bu köklerin tutunup tutunmayacağını belirler. Bu yazı, İzmir koşullarında bahçesine yeni rulo çim seren ev ve villa sahiplerine, tutma oranını doğrudan etkileyen o kritik pencereyi anlatıyor.</span></h1>

<h2>İlk 30 Gün Neden Çimin Kaderini Belirler?</h2>

<p>Serilen çim, kesildiği tarladaki köklerinin çoğunu geride bırakmış bir dokudur. Yaşamını sürdürebilmesi için altındaki yeni toprağa taze kök salması gerekir; bu köklenme tamamlanana kadar bitki tamamen sizin verdiğiniz suya ve serim kalitesine bağımlıdır. İlk ayda yapılan bir hata, tarlada aylarca büyümüş bir çim yatırımını birkaç gün içinde geri dönülmez biçimde kaybettirebilir.</p>

<h3>Kök Tutma Süreci ve Zaman Çizelgesi</h3>

<p>Kaba bir çizelge, beklentiyi doğru kurmaya yardımcı olur. İlk 7-10 günde ince beslenme kökleri toprağa temas etmeye başlar; bu dönemde ruloyu hafifçe kaldırmaya çalıştığınızda kolayca gelir. İkinci hafta içinde direnç hissedilir hâle gelir, bu köklenmenin ilerlediğinin işaretidir. Üçüncü ve dördüncü haftada kök ağı derinleşir ve çim yürüme baskısına, biçmeye ve sulama aralıklarının açılmasına dayanacak hâle gelir. Bu takvim, hangi bakımın hangi hafta uygulanacağını belirleyen iskelettir.</p>

<h3>İzmir İkliminin İlk Aya Etkisi</h3>

<p>İzmir'in uzun, kuru ve rüzgârlı yazı, ilk ay bakımını başka bölgelere göre daha az affedici kılar. Öğle saatlerindeki yüksek buharlaşma, sabah verilen suyun toprakta kalma süresini kısaltır; deniz etkisiyle gelen kuru rüzgâr ise ruloların özellikle kenar ve ek bölgelerini hızla kurutur. Aynı çim türü, İzmir'in yaz serimlerinde ilkbahar serimlerine kıyasla belirgin biçimde daha sık kontrol ister. İklimi bir değişken olarak kabul etmek, sulama planını takvime değil hava koşuluna göre kurmak anlamına gelir.</p>

<h2>İlk Ay Sulama Ritmi</h2>

<p>İlk aydaki en belirleyici tek faktör sulamadır ve en çok hata da burada yapılır. Amaç toprağı ıslak tutmak değil, kök bölgesini sürekli nemli fakat çürütmeyecek bir dengede tutmaktır.</p>

<h3>İlk Hafta: Sık ve Az mı, Seyrek ve Bol mu?</h3>

<p>İlk haftanın mantığı köklerin henüz derine ulaşamadığı gerçeğine dayanır: kökler yüzeye yakınken derin sulama boşa gider, çünkü su köklerin ulaşamadığı katmana iner. Bu nedenle ilk günlerde günde birden fazla, kısa süreli ve yüzeyi nemli tutan sulama, tek seferlik uzun sulamadan daha etkilidir. İlerleyen günlerde kökler derinleştikçe sulama sayısı azaltılıp süre uzatılarak köklerin aşağı yönde büyümesi teşvik edilir. Kaba bir gösterge olarak parmağınızı toprağa batırdığınızda ilk iki-üç santimin nemli kalması hedeflenir.</p>

<h3>Yaz Serimlerinde Buharlaşmayı Yönetmek</h3>

<p>İzmir yazında sulamanın zamanlaması, miktarı kadar önemlidir. Suyun büyük bölümünü sabahın erken saatlerine almak, gün ısınmadan toprağa işlemesini sağlar. Öğle güneşinin altında sulamak hem buharlaşmayla suyu boşa harcar hem de su damlacıklarının mercek etkisiyle yaprak yanığına yol açabilir. Akşam sulamasında ise yaprağın gece boyunca ıslak kalmaması gözetilmelidir, aksi hâlde mantari sorunlara zemin hazırlanır. Rüzgârlı günlerde sisleme başlıklarının suyu istenen alana ulaştıramadığı da unutulmamalıdır.</p>

<h2>İlk Aya Özgü 6 Yaygın Hata</h2>

<p>Aşağıdaki hatalar, sağlıklı serilmiş bir çimi bile ilk ayda riske atar. Hepsinin ortak noktası, henüz köklenmemiş bir dokuya olgun bir çim gibi davranmaktır.</p>

<ul>
	<li><strong>Aşırı sulamayla kökü boğmak:</strong> Sürekli göllenen toprak köklere oksijen bırakmaz, çürümeye ve sarı lekelere yol açar.</li>
	<li><strong>Sulamayı erken seyreltmek:</strong> Yüzey kuruduğu için çimin tuttuğunu sanıp suyu azaltmak, henüz sığ olan kökleri kurutur.</li>
	<li><strong>Gübreyi çok erken vermek:</strong> Köklenmeden önce verilen kuvvetli gübre, gelişmemiş kökleri yakabilir.</li>
	<li><strong>Kenar ve ekleri ihmal etmek:</strong> Bahçenin ortası yeşerirken kenarların kavrulması neredeyse her ilk ay probleminde görülür.</li>
	<li><strong>Hava koşulunu göz ardı eden sabit program:</strong> Sıcak dalgasında da serin günde de aynı sulamayı sürdürmek dengeyi bozar.</li>
	<li><strong>Erken müdahale:</strong> Kök henüz zayıfken biçmek ya da üstüne çıkmak, tutunmayı fiziksel olarak bozar.</li>
</ul>

<h3>Erken Biçme ve Yürüme Baskısı</h3>

<p>İlk biçme, çimin makineye ve ayak baskısına dayanacak kadar tutunmasını bekler; bu genelde köklerin belirgin direnç gösterdiği dönemdir. Erken biçme, henüz yaslanmış ruloları kesici bıçakla yerinden oynatabilir. Aynı mantık yürüme için de geçerlidir: ilk haftalarda çim üzerindeki her adım, kökle toprak arasındaki temas noktasını bozarak boşluk yaratır. İlk ay boyunca trafiği zorunlu hâllere indirmek, en ucuz ve en etkili korumadır.</p>

<h3>Ek Yerlerinin Kuruması</h3>

<p>Rulolar arasındaki birleşim çizgileri, örtünün en zayıf noktasıdır çünkü buradaki toprak temas alanı daha azdır ve rüzgâr bu hatlardan nemi hızla çeker. Ekler kuruyup büzüştüğünde aralarında görünür şeritler oluşur ve bu bölgeler bir daha zor kapanır. İlk ayda eklerin özellikle nemli tutulması, serim sırasında ruloların uçlarının birbirine iyice yaslanmış olmasıyla birleşince bu sorun büyük ölçüde önlenir.</p>

<h2>Kaliteli Tedarik ve Profesyonel Serimin İlk Ay Başarısındaki Rolü</h2>

<p>İlk ay bakımının ne kadar özenli olduğu, başlangıçtaki iki karardan bağımsız değildir: çimin tarladan ne durumda geldiği ve nasıl serildiği. Kesildikten sonra uzun süre rulo hâlde bekleyen, iç kısmı ısınıp sararmış bir çim, en kusursuz sulamayla bile ilk ayı zorlukla geçirir. Aynı şekilde, zemin tesviyesi eksik ya da rulo ekleri gevşek yapılmış bir serimde, bakımın telafi edemeyeceği yapısal boşluklar kalır. Bu yüzden taze kesim garantisi veren ve serimi kendi ekibiyle yürüten bir tedarikçi seçmek, ilk ay riskini daha başlamadan azaltır. İzmir'de bu işi yapan bir sağlayıcının ürün ve serim koşullarını görmek isteyenler <a href="https://papatyapeyzaj.net/izmir-hazir-cim-rulo-cim/">İzmir Hazır Çim</a> tarafındaki bilgilere bakarak kesim tazeliği, teslim ve serim sürecinin nasıl yürütüldüğünü değerlendirebilir.</p>

<h2>İlk Ay Sonunda Sağlıklı Çim Nasıl Anlaşılır?</h2>

<p>Dördüncü haftanın sonunda birkaç basit gözlem, çimin tuttuğunu doğrular. Bir köşesinden hafifçe kaldırmayı denediğinizde çimin toprağa direnç göstermesi, kök ağının oturduğunu gösterir. Rengin canlı ve homojen yeşile dönmesi, sarı ya da kahverengi şeritlerin kalmaması, eklerin gözle seçilemeyecek kadar kapanmış olması diğer olumlu işaretlerdir. Bu aşamadan sonra sulama aralıkları güvenle açılabilir ve normal bakım rutinine geçilebilir. Bahçe planlamasının bir bütün olarak ele alınması, sonraki sezonlarda da işi kolaylaştırır; kapsamlı çözümler için bölgede süreç yürüten bir <strong><a href="https://papatyapeyzaj.net/">İzmir Peyzaj</a></strong> hizmetine danışmak, çim dışındaki sulama, drenaj ve bitkilendirme kararlarını da yerinde tutmaya yardımcı olur.</p>
]]></description>
<link>https://izmirdehaber.com/izmir-de-rulo-cim-ilk-ay-tutma-oranini-belirleyen-kritik-bakim-penceresi/1777/</link>
<pubDate>Tue, 25 Aug 2026 12:01:39 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>İzmir’de Konut Piyasasında Doğru Karar Vermek İçin Hangi Adımlar İzlenmeli?</title>
<description><![CDATA[<img src="https://izmirdehaber.com/images/haberler/izmir-de-konut-piyasasinda-dogru-karar-vermek-icin-hangi-adimlar-izlenmeli.jpg" width="250"><br><h1 dir="ltr" style="line-height:1.3800000000000001;margin-top:20pt;margin-bottom:6pt;"><span style="background-color: transparent; color: rgb(0, 0, 0); font-family: Arial, sans-serif; font-size: 11pt; white-space: pre-wrap;">İzmir’de ev arayanların ya da sözleşme yenileme dönemine girenlerin karşılaştığı en büyük zorluk, piyasadaki fiyat karmaşasında gerçekçi bir yol haritası çizmektir. Kent merkezindeki hareketlilik ile kıyı ilçelerindeki talep artışı yan yana geldiğinde, hem bütçeyi korumak hem de hukuki zemini sağlam tutmak ciddi bir dikkat gerektirir. İnternetteki emlak ilanları arasında gezinirken ya d</span></h1>

<h1>İzmir’de Konut Piyasasında Doğru Karar Vermek İçin Hangi Adımlar İzlenmeli?</h1>

<p>İzmir’de ev arayanların ya da sözleşme yenileme dönemine girenlerin karşılaştığı en büyük zorluk, piyasadaki fiyat karmaşasında gerçekçi bir yol haritası çizmektir. Kent merkezindeki hareketlilik ile kıyı ilçelerindeki talep artışı yan yana geldiğinde, hem bütçeyi korumak hem de hukuki zemini sağlam tutmak ciddi bir dikkat gerektirir. İnternetteki emlak ilanları arasında gezinirken ya da ev sahibiyle kira masasına otururken atacağınız bilinçli adımlar, sizi gereksiz masraflardan ve ileride doğabilecek anlaşmazlıklardan korur.</p>

<p> </p>

<p><img alt="" src="/images/pexels-homelane-com-492179-1776574.jpg" style="width: 700px; height: 466px;" /></p>

<h2>Yasal Kira Artış Oranı Hesaplama Süreci Nasıl İşler?</h2>

<p>Kira yenileme vakti kapıyı çaldığında tarafların tartışma yaşamadan uzlaşabilmesi, hesaplamanın tamamen yasal çerçevede yapılmasına bağlıdır.</p>

<p> </p>

<p>Mülk sahibiyle kiracı arasındaki dengeyi koruyan <a href="https://www.hepsiemlak.com/hesaplama-araclari/kira-artis-orani-hesaplama">kira artış oranı hesaplama</a> sürecinde şu noktalara dikkat etmek gerekir:</p>

<p> </p>

<ul>
	<li>Türkiye İstatistik Kurumu tarafından duyurulan on iki aylık TÜFE ortalaması, kanunen uygulanabilecek en yüksek artış sınırını çizer.</li>
	<li>Hesaplama yapılırken önceki dönemlerin verilerine değil, sözleşmenin yenilendiği ay yürürlükte olan resmi enflasyon tablosuna bakılır.</li>
	<li>Belirlenen zamlı tutarın banka üzerinden ve açıklama kısmına ait olduğu ay yazılarak ödenmesi ileride yaşanacak pürüzleri engeller.</li>
	<li>Beş yıllık süreyi dolduran kiralamalarda ise tarafların bölgedeki piyasa rayiçlerine göre yeniden bedel tespiti isteme hakkı bulunur.</li>
</ul>

<h2>Bir Evin Gerçek Değeri Belirlenirken Ev Değeri Hesaplama Yöntemi Nasıl Uygulanır?</h2>

<p>Bir gayrimenkulün fiyatı yalnızca ilana yazılan rakamla değil, benzer mülklerin son dönemde kaç liradan el değiştirdiğiyle ölçülür.</p>

<p> </p>

<p>İzmir sınırlarında satılık ya da kiralık bir yer incelerken <a href="https://www.hepsiemlak.com/konut-degerleme">ev değeri hesaplama</a> aşamasını sağlıklı yürütmek için şu kriterleri tartabilirsiniz:</p>

<p> </p>

<ul>
	<li>Seçtiğiniz konutla aynı semtte bulunan, benzer yaşa ve oda dağılımına sahip diğer evlerin gerçek satış bedellerini kıyaslayın.</li>
	<li>Evin satış fiyatını aylık net kira getirisiyle oranlayarak amortisman süresinin şehir ortalaması olan 15-18 yıl sınırında olup olmadığını kontrol edin.</li>
	<li>Binanın deprem yönetmeliğine uygunluğu, ısı yalıtım performansı, asansör ve otopark gibi kullanım kolaylıklarının değere etkisini göz ardı etmeyin.</li>
	<li>İZBAN, tramvay veya metro duraklarına yürüme mesafesinde kalmanın mülke kazandırdığı prim payını hesaba katın.</li>
</ul>

<h3>İnternetteki Emlak İlanları Değerlendirilirken Hangi Detaylara Bakılmalı?</h3>

<p>İlan sayfalarında yer alan fotoğraflar çoğu zaman evin ferahlığını olduğundan farklı gösterebilir; bu yüzden görsellere kapılmadan önce resmi detayları ayıklamak gerekir.</p>

<p> </p>

<p>Karşınıza çıkan güncel <a href="https://www.hepsiemlak.com/">emlak ilanları</a> arasından seçim yaparken şu adımları izleyebilirsiniz:</p>

<p> </p>

<ul>
	<li>Balkon, bina merdiven boşluğu ve otopark hissesi düşüldükten sonra geriye kalan süpürülebilir net kullanım alanını yerinde görün.</li>
	<li>İlanın yayında kaldığı gün sayısını inceleyerek uzun süredir alıcı bekleyen mülklerdeki fiyat dalgalanmalarını ve neden beklediğini araştırın.</li>
	<li>Binanın güneş alma cephesini, sokağın gürültü seviyesini ve park sorununu günün farklı saatlerinde mahalleyi gezerek değerlendirin.</li>
	<li>Yetki belgesi bulunan profesyonel gayrimenkul ofislerinin ve doğrulanmış mülk sahiplerinin paylaşımlarını öncelikli olarak inceleyin.</li>
</ul>

<h3>İzmir’de Hangi Bölgeler Yatırım ve Yaşam Açısından Öne Çıkar?</h3>

<p>İzmir’de nereye yerleşeceğiniz veya nereden mülk alacağınız, iş rotanıza ve günlük hayattan ne beklediğinize göre şekillenir.</p>

<p> </p>

<p>Şehrin farklı aksları kullanıcılarına şu avantajları sunar:</p>

<p> </p>

<ul>
	<li>Karşıyaka ve Bostanlı hattı sahil düzeni, yürüyüş parkurları ve köklü mahalle atmosferiyle sosyal hayatı önemseyenlerin ilk durağıdır.</li>
	<li>Bornova ve Bayraklı bölgesi yeni iş kuleleri, üniversiteler ve kavşak bağlantıları sayesinde düzenli kira getirisi arayan yatırımcıları çeker.</li>
	<li>Balçova, Narlıdere ve Güzelbahçe hattı deniz havası ve ferah site düzenini bir arada arayan aileler için son derece uygundur.</li>
	<li>Menemen, Torbalı ve Seferihisar gibi gelişme potansiyeli yüksek çevre ilçeler ise daha ekonomik bütçelerle uzun vadeli prim fırsatı barındırır.</li>
</ul>

<p> </p>

<h3>Ev Sahibi ve Kiracı Arasındaki Anlaşmazlıklar Nasıl Önlenir?</h3>

<p>Kiralama ilişkisinde sonradan yaşanabilecek gerginlikleri engellemenin en pratik yolu, başlangıçta her detayı şeffaf bir biçimde kayda geçirmektir.</p>

<p> </p>

<p>Sürecin başından itibaren huzurlu bir zemin kurmak için şu önlemler alınmalıdır:</p>

<p> </p>

<ul>
	<li>Evdeki kombi, klima ve beyaz eşyaların çalışma durumunu ayrıntılı bir demirbaş teslim tutanağına yazıp imza altına alın.</li>
	<li>Kira, güvence bedeli ve aidat ödemelerini hiçbir zaman elden yapmayın, banka transferiyle açıklamasını belirterek iletin.</li>
	<li>Tadilat, boya veya tesisat onarım masraflarının kime ait olacağını sözleşmede net bir madde olarak belirtin.</li>
	<li>Sözleşme bitiminde tahliye ya da yenileme bildirimlerinin hangi sürelerde yapılacağını hiçbir tereddüde yer bırakmayacak açıklıkta düzenleyin.</li>
</ul>

<p> </p>

<p>İzmir’de konut piyasasında doğru adımlar atmak; kulaktan dolma varsayımlar yerine güncel ekonomik göstergeleri takip etmek, çevre rayiçlerini dikkatle tartmak ve tüm anlaşmaları resmi evraklarla korumaktan geçer. Bütçenize uygun bir lokasyon belirleyip sözleşme şartlarını yasal zemin üzerine inşa ettiğinizde, Ege’nin sunduğu keyifli ve konforlu yaşamın tadını güvenle çıkarabilirsiniz. </p>

<p dir="ltr" style="line-height:1.3800000000000001;margin-top:0pt;margin-bottom:0pt;"> </p>
]]></description>
<link>https://izmirdehaber.com/izmir-de-konut-piyasasinda-dogru-karar-vermek-icin-hangi-adimlar-izlenmeli/1776/</link>
<pubDate>Wed, 26 Aug 2026 08:38:36 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Tapuda Düşük Bedel Beyanı </title>
<description><![CDATA[<img src="https://izmirdehaber.com/images/haberler/tapuda-dusuk-bedel-beyani-kucuk-bir-tasarruf-degil-avukat-kotan-milyonluk-cezalara-dikkat-cekti.png" width="250"><br><p dir="ltr" style="line-height:1.2;margin-top:0pt;margin-bottom:12pt;"> </p>

<p dir="ltr" style="line-height:1.2;margin-top:0pt;margin-bottom:10pt;"><span id="docs-internal-guid-34e4a481-7fff-09f5-9555-8200a6e503c8"><span style="font-size: 12pt; font-family: Calibri, sans-serif; font-style: italic; font-variant: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Gayrimenkul alım satımında yıllardır süregelen bir alışkanlık var: Tapuda gerçek satış bedeli değil, belediyenin belirlediği emlak vergisi değeri (halk arasında “rayiç bedel”) beyan ediliyor. Amaç genellikle tapu harcından tasarruf etmek. Ancak bu “tasarrufun” bugün hem vergi cezası hem de ileride açılacak davalar açısından ciddi bir riske dönüştüğünü söyleyen isimlerden biri, </span><a href="https://kotangokce.com/" style="text-decoration:none;"><span style="font-size: 12pt; font-family: Calibri, sans-serif; color: rgb(0, 0, 0); font-style: italic; font-variant: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">İzmir Avukat Bürosu Kotan & Gökce</span></a><span style="font-size: 12pt; font-family: Calibri, sans-serif; font-style: italic; font-variant: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">'nin kurucu ortağı Av. Alihan Kotan. Konuyu kendisiyle konuştuk.</span></span></p>

<h2 dir="ltr" style="line-height:1.2;margin-top:10pt;margin-bottom:8pt;"><span id="docs-internal-guid-34e4a481-7fff-09f5-9555-8200a6e503c8"><span style="font-size: 13pt; font-family: Calibri, sans-serif; color: rgb(46, 116, 181); font-weight: 400; font-variant: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">“Rayiç Bedel” ile “Vergi Değeri” Sürekli Karıştırılıyor</span></span></h2>

<p dir="ltr" style="line-height:1.2;margin-top:0pt;margin-bottom:10pt;"><span id="docs-internal-guid-34e4a481-7fff-09f5-9555-8200a6e503c8"><span style="font-size: 12pt; font-family: Calibri, sans-serif; font-weight: 700; font-variant: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Soru: </span><span style="font-size: 12pt; font-family: Calibri, sans-serif; font-style: italic; font-variant: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Av. Kotan, önce en temel noktadan başlayalım. Vatandaş genelde "tapuda rayiç bedel yazdırdık" diyor ama bu ifade aslında yanlış kullanılıyor, öyle mi?</span></span></p>

<p dir="ltr" style="line-height:1.2;margin-top:0pt;margin-bottom:10pt;"><span id="docs-internal-guid-34e4a481-7fff-09f5-9555-8200a6e503c8"><span style="font-size: 12pt; font-family: Calibri, sans-serif; font-weight: 700; font-variant: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Av. Alihan Kotan: </span><span style="font-size: 12pt; font-family: Calibri, sans-serif; font-variant: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Evet, sahada en sık karşılaştığımız kavram kargaşası bu. "Rayiç bedel", hukuken ve iktisaden bir taşınmazın serbest piyasa koşullarındaki gerçek satış değeri demektir. Yani bir dairenin bugün alıcı bulabileceği gerçek fiyatı. Ama halk arasında bu terim, belediyelerin dört yılda bir toplanan takdir komisyonları eliyle belirlediği ve teknik adı "emlak vergisine esas değer" olan tutar için kullanılıyor. Bu iki rakam çoğu zaman birbirinden ciddi şekilde farklı. Vatandaş e-Devlet üzerinden kendi dairesinin emlak vergisi değerini kolayca görebiliyor ve bu tutar genellikle piyasa fiyatının çok altında kalıyor. İşte tam bu fark, satış işlemlerinde riskli bir alışkanlığın kapısını aralıyor.</span></span></p>

<h2 dir="ltr" style="line-height:1.2;margin-top:10pt;margin-bottom:8pt;"><span id="docs-internal-guid-34e4a481-7fff-09f5-9555-8200a6e503c8"><span style="font-size: 13pt; font-family: Calibri, sans-serif; color: rgb(46, 116, 181); font-weight: 400; font-variant: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Tapu Harcından Kaçınma Hesabı Nasıl Kuruluyor?</span></span></h2>

<p dir="ltr" style="line-height:1.2;margin-top:0pt;margin-bottom:10pt;"><span id="docs-internal-guid-34e4a481-7fff-09f5-9555-8200a6e503c8"><span style="font-size: 12pt; font-family: Calibri, sans-serif; font-weight: 700; font-variant: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Soru: </span><span style="font-size: 12pt; font-family: Calibri, sans-serif; font-style: italic; font-variant: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Bu düşük gösterme alışkanlığının arkasındaki asıl motivasyon nedir?</span></span></p>

<p dir="ltr" style="line-height:1.2;margin-top:0pt;margin-bottom:10pt;"><span id="docs-internal-guid-34e4a481-7fff-09f5-9555-8200a6e503c8"><span style="font-size: 12pt; font-family: Calibri, sans-serif; font-weight: 700; font-variant: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Av. Alihan Kotan: </span><span style="font-size: 12pt; font-family: Calibri, sans-serif; font-variant: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Büyük ölçüde tapu harcı maliyeti. Türkiye’de gayrimenkul satışında alıcı ve satıcı ayrı ayrı yüzde 2, toplamda yüzde 4 oranında tapu harcı ödemekle yükümlü. Somut bir örnekle anlatayım: Diyelim ki bir taşınmazın gerçek satış bedeli 6.000.000 TL. Bu durumda ödenmesi gereken toplam harç 240.000 TL — alıcıdan 120.000 TL, satıcıdan 120.000 TL. Ama taraflar tapuda bu taşınmazın emlak vergisi değeri olan 1.200.000 TL’yi beyan ederse, ödenen harç sadece 48.000 TL’ye düşüyor. Yani 192.000 TL’lik bir harç, devletten "eksik" tahsil edilmiş oluyor. Bunun bir de satıcı tarafındaki boyutu var: Satış bedelini düşük göstererek gelir vergisi, kurumlar vergisi veya KDV yükümlülüğünü azaltmayı hedefleyenler de az değil.</span></span></p>

<h2 dir="ltr" style="line-height:1.2;margin-top:10pt;margin-bottom:8pt;"><span id="docs-internal-guid-34e4a481-7fff-09f5-9555-8200a6e503c8"><span style="font-size: 13pt; font-family: Calibri, sans-serif; color: rgb(46, 116, 181); font-weight: 400; font-variant: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Vergi Dairesi Bu Farkı Nasıl Tespit Ediyor?</span></span></h2>

<p dir="ltr" style="line-height:1.2;margin-top:0pt;margin-bottom:10pt;"><span id="docs-internal-guid-34e4a481-7fff-09f5-9555-8200a6e503c8"><span style="font-size: 12pt; font-family: Calibri, sans-serif; font-weight: 700; font-variant: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Soru: </span><span style="font-size: 12pt; font-family: Calibri, sans-serif; font-style: italic; font-variant: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Peki bu, sonsuza kadar fark edilmeden kalabilir mi?</span></span></p>

<p dir="ltr" style="line-height:1.2;margin-top:0pt;margin-bottom:10pt;"><span id="docs-internal-guid-34e4a481-7fff-09f5-9555-8200a6e503c8"><span style="font-size: 12pt; font-family: Calibri, sans-serif; font-weight: 700; font-variant: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Av. Alihan Kotan: </span><span style="font-size: 12pt; font-family: Calibri, sans-serif; font-variant: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Hayır, ve bugün bu konuda idarenin elini güçlendiren pek çok veri kaynağı var. Banka hareketleri bunlardan biri — satıcının hesabına tapuda beyan edilenden çok daha yüksek bir tutar yatmışsa bu görülebiliyor. Alıcı taşınmaz için bankadan yüksek tutarlı bir konut kredisi kullanmışsa, bu da kredi tutarı ile tapu bedeli arasında bir uyumsuzluk yaratıyor. Ekspertiz raporları, ilan sitelerindeki satış fiyatları ve hatta ileride alıcının kendisinin pişmanlıkla gerçek bedeli beyan etmesi de sık karşılaşılan tespit yolları arasında. Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi ile banka ve kredi verilerinin çapraz kontrol edilme kapasitesinin son yıllarda arttığını söyleyebilirim; yani "kimse fark etmez" varsayımı giderek daha kırılgan bir zemine oturuyor.</span></span></p>

<h2 dir="ltr" style="line-height:1.2;margin-top:10pt;margin-bottom:8pt;"><span id="docs-internal-guid-34e4a481-7fff-09f5-9555-8200a6e503c8"><span style="font-size: 13pt; font-family: Calibri, sans-serif; color: rgb(46, 116, 181); font-weight: 400; font-variant: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Ceza Tablosu: Eksik Harç, Faiz ve Yüzde 25</span></span></h2>

<p dir="ltr" style="line-height:1.2;margin-top:0pt;margin-bottom:10pt;"><span id="docs-internal-guid-34e4a481-7fff-09f5-9555-8200a6e503c8"><span style="font-size: 12pt; font-family: Calibri, sans-serif; font-weight: 700; font-variant: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Soru: </span><span style="font-size: 12pt; font-family: Calibri, sans-serif; font-style: italic; font-variant: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Tespit edildiğinde vatandaşı ne bekliyor?</span></span></p>

<p dir="ltr" style="line-height:1.2;margin-top:0pt;margin-bottom:10pt;"><span id="docs-internal-guid-34e4a481-7fff-09f5-9555-8200a6e503c8"><span style="font-size: 12pt; font-family: Calibri, sans-serif; font-weight: 700; font-variant: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Av. Alihan Kotan: </span><span style="font-size: 12pt; font-family: Calibri, sans-serif; font-variant: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Sonuç, başta hedeflenen tasarrufu fazlasıyla eritiyor. Eksik ödenen harç, gecikme faiziyle birlikte tahsil ediliyor; üstüne bir de aradaki farkın yüzde 25’i oranında ayrıca ceza kesiliyor. Yukarıdaki örnek üzerinden gidersek, 192.000 TL’lik eksik harcın üzerine hem gecikme faizi hem de 48.000 TL’lik ceza eklenince, ödenmesi gereken toplam tutar başlangıçta "kaçınılan" 240.000 TL’lik harcı katbekat aşabiliyor. Buna ayrıca vergi ziyaı ve usulsüzlük cezaları da eklenebiliyor. Yani ortada bir tasarruf değil, gecikmiş ve büyümüş bir maliyet var.</span></span></p>

<h2 dir="ltr" style="line-height:1.2;margin-top:10pt;margin-bottom:8pt;"><span id="docs-internal-guid-34e4a481-7fff-09f5-9555-8200a6e503c8"><span style="font-size: 13pt; font-family: Calibri, sans-serif; color: rgb(46, 116, 181); font-weight: 400; font-variant: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Cezaya İtiraz Etmek Mümkün mü?</span></span></h2>

<p dir="ltr" style="line-height:1.2;margin-top:0pt;margin-bottom:10pt;"><span id="docs-internal-guid-34e4a481-7fff-09f5-9555-8200a6e503c8"><span style="font-size: 12pt; font-family: Calibri, sans-serif; font-weight: 700; font-variant: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Soru: </span><span style="font-size: 12pt; font-family: Calibri, sans-serif; font-style: italic; font-variant: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Vergi dairesinin kestiği cezaya karşı vatandaşın elinde bir yol var mı?</span></span></p>

<p dir="ltr" style="line-height:1.2;margin-top:0pt;margin-bottom:10pt;"><span id="docs-internal-guid-34e4a481-7fff-09f5-9555-8200a6e503c8"><span style="font-size: 12pt; font-family: Calibri, sans-serif; font-weight: 700; font-variant: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Av. Alihan Kotan: </span><span style="font-size: 12pt; font-family: Calibri, sans-serif; font-variant: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Var, ama süreler kritik. Ceza ihbarnamesinin tebliğinden itibaren 30 gün içinde vergi mahkemesinde dava açılabiliyor. Bu yola gitmeden önce ya da bu yolla birlikte, idareye uzlaşma başvurusu yapmak veya itiraz dilekçesi vermek de mümkün. Bu aşamalarda sonuç alınamazsa yargı yolu her zaman açık kalıyor. Ama şunu özellikle vurgulamak isterim: bu süreçlerin hepsi teknik ve süreye bağlı; bir gün gecikme bile hak kaybına yol açabiliyor.</span></span></p>

<h2 dir="ltr" style="line-height:1.2;margin-top:10pt;margin-bottom:8pt;"><span id="docs-internal-guid-34e4a481-7fff-09f5-9555-8200a6e503c8"><span style="font-size: 13pt; font-family: Calibri, sans-serif; color: rgb(46, 116, 181); font-weight: 400; font-variant: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">"Asıl Risk, Cezanın Ötesinde"</span></span></h2>

<p dir="ltr" style="line-height:1.2;margin-top:0pt;margin-bottom:10pt;"><span id="docs-internal-guid-34e4a481-7fff-09f5-9555-8200a6e503c8"><span style="font-size: 12pt; font-family: Calibri, sans-serif; font-weight: 700; font-variant: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Soru: </span><span style="font-size: 12pt; font-family: Calibri, sans-serif; font-style: italic; font-variant: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Siz bu konuda özellikle "uzun vadeli riskler" ifadesini kullanıyorsunuz. Bununla neyi kastediyorsunuz?</span></span></p>

<p dir="ltr" style="line-height:1.2;margin-top:0pt;margin-bottom:10pt;"><span id="docs-internal-guid-34e4a481-7fff-09f5-9555-8200a6e503c8"><span style="font-size: 12pt; font-family: Calibri, sans-serif; font-weight: 700; font-variant: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Av. Alihan Kotan: </span><span style="font-size: 12pt; font-family: Calibri, sans-serif; font-variant: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Burada işin idari para cezası boyutunu aşan, çok daha kalıcı sonuçlar doğurabilecek dört başlık var. Birincisi, değer artış kazancı vergisi. Bir taşınmazı düşük bedelle alıp gerçek bedelle satarsanız, aradaki fark kağıt üzerinde olduğundan çok daha büyük bir "kazanç" gibi görünür ve bu da daha yüksek vergiye yol açar. İkincisi, muris muvazaası riski. Miras bırakanın, mirasçısından mal kaçırmak amacıyla yaptığı satışlarda düşük tapu bedeli, "bu aslında bir satış değil, bağıştı" iddiasını güçlendiriyor ve saklı paylı mirasçılar bu satışın iptali için dava açabiliyor. Üçüncüsü, şufa hakkı — yani paydaşların önalım hakkı. Bir paydaş, hissesini üçüncü kişiye satarsa diğer paydaşlar, tapuda gösterilen düşük bedel üzerinden bu payı öncelikli olarak satın alma hakkını kullanabiliyor; bu da satıcının gerçek değerinin çok altında bir bedelle payından olması sonucunu doğurabiliyor. Dördüncüsü ise tasarrufun iptali davası: bir alacaklı, borçlusunun mal kaçırmak amacıyla taşınmazını düşük bedelle elden çıkardığını ileri sürerek bu satışın iptalini talep edebiliyor. Bütün bu ihtimaller, düşük bedel beyanının aslında tek seferlik bir vergi meselesi olmadığını, yıllar sonra bile karşınıza çıkabilecek bir hukuki risk zinciri olduğunu gösteriyor.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="line-height:1.2;margin-top:0pt;margin-bottom:10pt;"><span id="docs-internal-guid-34e4a481-7fff-09f5-9555-8200a6e503c8"><span style="font-size: 12pt; font-family: Calibri, sans-serif; font-weight: 700; font-variant: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Soru: </span><span style="font-size: 12pt; font-family: Calibri, sans-serif; font-style: italic; font-variant: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Bu dört riskten hangisi uygulamada en sık dava konusu oluyor?</span></span></p>

<p dir="ltr" style="line-height:1.2;margin-top:0pt;margin-bottom:10pt;"><span id="docs-internal-guid-34e4a481-7fff-09f5-9555-8200a6e503c8"><span style="font-size: 12pt; font-family: Calibri, sans-serif; font-weight: 700; font-variant: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Av. Alihan Kotan: </span><span style="font-size: 12pt; font-family: Calibri, sans-serif; font-variant: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Miras hukukuna dayalı uyuşmazlıklarda muris muvazaası iddiasını sıkça görüyoruz; çünkü düşük tapu bedeli, mirasçıların "burada bir bağış gizlenmiş" argümanını güçlendiren en somut delillerden biri haline geliyor. Bazı dosyalarda bu durum, satışın tapu iptali ve tescili davasıyla geriye dönük olarak sorgulanmasına kadar gidebiliyor. Yani bugün düşük bedelle yapılan ve kimsenin itiraz etmediği bir satış, yıllar sonra mirasçılardan biri harekete geçtiğinde tamamen farklı bir zemine taşınabiliyor.</span></span></p>

<h2 dir="ltr" style="line-height:1.2;margin-top:10pt;margin-bottom:8pt;"><span id="docs-internal-guid-34e4a481-7fff-09f5-9555-8200a6e503c8"><span style="font-size: 13pt; font-family: Calibri, sans-serif; color: rgb(46, 116, 181); font-weight: 400; font-variant: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Çözüm: Pişmanlıkla Beyan</span></span></h2>

<p dir="ltr" style="line-height:1.2;margin-top:0pt;margin-bottom:10pt;"><span id="docs-internal-guid-34e4a481-7fff-09f5-9555-8200a6e503c8"><span style="font-size: 12pt; font-family: Calibri, sans-serif; font-weight: 700; font-variant: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Soru: </span><span style="font-size: 12pt; font-family: Calibri, sans-serif; font-style: italic; font-variant: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Daha önce düşük bedel beyan etmiş olan ve bu durumu fark eden birinin elinde ne var?</span></span></p>

<p dir="ltr" style="line-height:1.2;margin-top:0pt;margin-bottom:10pt;"><span id="docs-internal-guid-34e4a481-7fff-09f5-9555-8200a6e503c8"><span style="font-size: 12pt; font-family: Calibri, sans-serif; font-weight: 700; font-variant: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Av. Alihan Kotan: </span><span style="font-size: 12pt; font-family: Calibri, sans-serif; font-variant: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">İyi haber şu ki bu, geri dönüşü olmayan bir durum değil. Vergi Usul Kanunu’nun 371. maddesi, "pişmanlık ve ıslah" adı verilen bir mekanizma öngörüyor. Kişi, herhangi bir ihbar veya inceleme başlamadan önce gerçek satış bedelini kendiliğinden beyan eder, eksik harcı ve buna bağlı pişmanlık zammını 15 gün içinde öderse, ceza uygulanmıyor. Bu yöntem hem tapu harcı hem de gelir veya kurumlar vergisi açısından kullanılabiliyor. Ama burada zamanlama çok kritik: idare bir inceleme başlattıktan veya ihbar aldıktan sonra bu yola başvurmanın koruması kalmıyor. Dolayısıyla bunu fark eden birinin, avukatına danışıp süreci vakit kaybetmeden başlatması gerekiyor.</span></span></p>

<h2 dir="ltr" style="line-height:1.2;margin-top:10pt;margin-bottom:8pt;"><span id="docs-internal-guid-34e4a481-7fff-09f5-9555-8200a6e503c8"><span style="font-size: 13pt; font-family: Calibri, sans-serif; color: rgb(46, 116, 181); font-weight: 400; font-variant: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">“Gerçek Bedeli Beyan Etmek, Yasal Çerçevede Kalmanın Tek Yolu”</span></span></h2>

<p dir="ltr" style="line-height:1.2;margin-top:0pt;margin-bottom:10pt;"><span id="docs-internal-guid-34e4a481-7fff-09f5-9555-8200a6e503c8"><span style="font-size: 12pt; font-family: Calibri, sans-serif; font-weight: 700; font-variant: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Soru: </span><span style="font-size: 12pt; font-family: Calibri, sans-serif; font-style: italic; font-variant: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Son olarak, vatandaşa ve emlak sektörüne ne tavsiye ediyorsunuz?</span></span></p>

<p dir="ltr" style="line-height:1.2;margin-top:0pt;margin-bottom:10pt;"><span id="docs-internal-guid-34e4a481-7fff-09f5-9555-8200a6e503c8"><span style="font-size: 12pt; font-family: Calibri, sans-serif; font-weight: 700; font-variant: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Av. Alihan Kotan: </span><span style="font-size: 12pt; font-family: Calibri, sans-serif; font-variant: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Kısa vadede küçük bir maliyet avantajı gibi görünen bu uygulamanın, orta ve uzun vadede hem parasal hem de hukuki olarak çok daha ağır bir yüke dönüştüğünü artık pek çok dosyada görüyoruz. Doğru olan, satışın gerçek bedelini tapuda olduğu gibi beyan etmek ve işlemi baştan sona yasal çerçevede yürütmek. Konuyu daha ayrıntılı biçimde, somut örnekler ve hesaplamalarla </span><a href="https://kotangokce.com/post/tapuda-dusuk-gosterilen-satis-bedelinin-degistirilmesi/" style="text-decoration:none;"><span style="font-size: 12pt; font-family: Calibri, sans-serif; color: rgb(0, 0, 0); font-weight: 700; font-variant: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Tapuda Düşük Gösterilen Satış Bedeli ve Sonradan Düzeltilmesi</span></a><span style="font-size: 12pt; font-family: Calibri, sans-serif; font-variant: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;"> başlıklı makalemizde de ele aldık. Daha önce düşük bedel beyanında bulunmuş olanlar, bir ceza ihbarnamesiyle karşılaşanlar ya da miras veya alacaklı kaynaklı bir dava riskiyle yüz yüze olduğunu düşünenler için en güvenli yol, vakit kaybetmeden bir gayrimenkul ve vergi hukuku avukatından destek almak.</span></span></p>

<p dir="ltr" style="line-height:1.2;border-top:solid #aaaaaa 0.75pt;margin-top:10pt;margin-bottom:10pt;padding:4pt 0pt 0pt 0pt;"> </p>

<p dir="ltr" style="line-height:1.2;margin-top:0pt;margin-bottom:10pt;"><span id="docs-internal-guid-34e4a481-7fff-09f5-9555-8200a6e503c8"><span style="font-size: 10pt; font-family: Calibri, sans-serif; color: rgb(85, 85, 85); font-style: italic; font-variant: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Av. Alihan Kotan, gayrimenkul, miras ve icra hukuku alanlarında çalışmalarını sürdüren İzmir Avukat Bürosu Kotan & Gökce’nin kurucu ortaklarından. Büro, Bayraklı/İzmir merkezli olarak bireysel ve kurumsal müvekkillerine hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti veriyor.</span></span></p>

<div> </div>
]]></description>
<link>https://izmirdehaber.com/tapuda-dusuk-bedel-beyani/1775/</link>
<pubDate>Wed, 26 Aug 2026 07:04:01 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Bardacığın Başkenti Payamlı’da Festival Coşkusu</title>
<description><![CDATA[<img src="https://izmirdehaber.com/images/haberler/bardacigin-baskenti-payamli-da-festival-coskusu.jpg" width="250"><br><p>Payamlı’nın bereketli topraklarında yetişen bardacık incirinin tanıtılması, yerel üreticinin desteklenmesi ve bölgenin kültürel değerlerinin yaşatılması amacıyla düzenlenen festival renkli görüntülere sahne oldu.</p>

<p>Festivale; İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Banu Gençkan, Güzelbahçe Kaymakamı Dr. Mehmet Özel, Güzelbahçe Belediye Başkan Vekili Ayşe Akın, Seferihisar Belediye Başkan Vekili Fuat Gümüş, Balçova Belediye Başkan Vekili Selahattin Yıldız, Narlıdere Belediye Başkan Vekili Doğukan Maltepe, Güzelbahçe İlçe Emniyet Müdürü Murat Güvenç, Güzelbahçe İlçe Jandarma Komutanı Sertan Tetik, siyasi partilerin il ve ilçe yöneticileri, belediye meclis üyeleri, muhtarlar, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, üreticiler ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p>

<p><strong>Festival Çeşme Belediye Bandosu ile başladı</strong></p>

<p>Festival programı, Çeşme Belediye Bandosu eşliğinde protokol üyelerinin festival alanına girişiyle başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından Güzelbahçe Belediyesi Halk Oyunları Zeybek Ekibi sahne aldı. Zeybek gösterisi izleyenlerden büyük alkış toplarken, protokol üyeleri festival anı kütüğüne rozet çakarak günün anısına iz bıraktı.</p>

<p><strong>Büyükşehir’den üreticiye tam destek</strong></p>

<p>Payamlı Bardacık Festivali gibi etkinliklerin İzmir’in kültürünü, doğasını ve tarım kenti kimliğini öne çıkardığını belirten İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Banu Gençkan, üreticilere desteklerinin süreceğini söyleyerek, “İzmir’imiz 117 bin dekarlık alanla Türkiye incir üretiminin yüzde 22’sini karşılıyor. Bu büyük katkı, zorlu şartlara rağmen üretmeye devam eden sizlerin eseridir. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak iklim krizinin, su sorununun ve artan maliyetlerin farkındayız. Bu nedenle alımlarımızla ve desteklerimizle her zaman üreticimizin yanındayız. Siz üretmeye devam ettikçe Büyükşehir Belediyesi de üreticinin yanında olmaya devam edecek” diye konuştu.</p>

<p><strong>Akın: “Bardacık inciri Güzelbahçe’mizin en tatlı mirasıdır”</strong></p>

<p>Güzelbahçe Belediye Başkan Vekili Ayşe Akın ise konuşmasına Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay’ın selamlarını ileterek başladı.</p>

<p>Akın, “Öncelikle bugün aramızda bulunamayan, Güzelbahçe’nin her karışına hizmet etmiş ve sizlere selamlarını gönderen Belediye Başkanımız Sayın Mustafa Günay’a hepiniz adına sevgi ve selamlarımı iletiyorum. Ayrıca geçtiğimiz yıl Payamlı Köyü’nde köylü kadınlarımız ve üreticilerimizle tek tek dolaşarak bugün duvarlarda gördüğünüz resimleri kendi elleriyle çizen Başkanımızın değerli eşi Nermin Günay’a da hoş geldiniz diyorum” dedi.</p>

<p>Festivalin yerel üretim ve kültür açısından önemine dikkat çeken Akın, “Bugün burada Payamlı’nın bereketini, üreticimizin emeğini ve geleneksel kent kültürümüzün coşkusunu paylaşmak için bir aradayız. 12 yıldır sürdürdüğümüz bu güzel gelenek, toprağımıza verdiğimiz değerin ve yerel üreticimize olan sarsılmaz desteğimizin en güçlü simgelerinden biridir. Bardacık inciri Güzelbahçe’mizin simgesi, toprağımızın bizlere sunduğu en tatlı mirastır.</p>

<p>Bu dayanışmanın en somut göstergelerinden biri olarak İzmir Büyükşehir Belediyemiz, festivalimiz kapsamında üreticilerimizden 10 ton incir ve 5 ton üzüm alarak yerel üreticimize son derece kıymetli bir destek sağlamıştır. Üreticimizin yüzünü güldüren, emeğine güç katan bu değerli katkılarından dolayı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Dr. Cemil Tugay’a teşekkür ediyorum. Üreticimizin alın terinin karşılığını bulması ve bu eşsiz lezzetin yarınlara taşınması için tüm kurumlarımızla uyum ve dayanışma içerisinde çalışmaya devam edeceğiz” dedi.</p>

<p><strong>Kaçmaz: “Üreticimizin yanında olmaya devam edeceğiz”</strong></p>

<p>Güzelbahçe Belediyesi meclis üyeleri adına konuşan Belediye Meclis Üyesi Osman Kaçmaz da yerel üreticiye verilen desteğin süreceğini belirterek, “Güzelbahçe Belediyesi olarak imkânlarımız ölçüsünde Payamlı’daki üreticilerimizin her zaman yanında olduk, bundan sonra da olmaya devam edeceğiz. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Dr. Cemil Tugay ve ekibi de her yıl çiftçilerimizin ürettiği ürünlerin önemli bir bölümünü satın alarak üreticilerimize katkı sağlıyor. Biz de Güzelbahçe Belediyesi olarak gerek incir gerekse üzüm üreticilerimize destek sunmayı sürdürüyoruz. Şartlarımız elverdiği müddetçe üreticilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.</p>

<p><strong>En iyi bardacık için kıyasıya yarış</strong></p>

<p>Festivalin en heyecanlı bölümlerinden biri ise geleneksel En İyi Bardacık Yarışması oldu. Payamlı’nın birbirinden kaliteli bardacık incirlerinin değerlendirildiği yarışmada jüri üyeleri dereceye girecek ürünleri belirlemekte büyük zorluk yaşadı.</p>

<p><strong>Yarışmanın jüri heyetinde;</strong></p>

<p>Dünya Aşçılar Federasyonu Üyesi Levent Alpat,</p>

<p>1987 Türkiye Güzeli, Diş Hekimi, İşletmeci, Girişimci, Yazar ve Gurme Leyla Şeşbeş Aygıt,</p>

<p>Gazeteci Esat Erçetingöz,</p>

<p>Hayırsever, İş İnsanı ve Ödül Sponsoru Özer Ertuğrul,</p>

<p>Küçükkaya Mahalle Muhtarı İsmail Koyuncu,</p>

<p>İşletmeci Nazan Toydemir,</p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Güzelbahçe Belediye Meclis Üyesi Memet Eren yer aldı.</p>

<p><strong>Üreticilere plaket, madalya ve hediyeler</strong></p>

<p>En İyi Bardacık Yarışması’na katılan tüm üreticiler sahneye davet edilerek protokol üyeleri tarafından plaket, madalya ve çeşitli hediyelerle onurlandırıldı. Festivalin jüri üyelerine de katkılarından dolayı plaket takdim edilirken, Payamlı inciri ve üzümünden oluşan hediyeler sunuldu.</p>

<p>Yarışmada Talip Çetin, beşinci olarak Özer Ertuğrul Özel Ödülü’nün sahibi oldu.</p>

<p>Gamze Tekin ise yarışmayı dördüncü sırada tamamlayarak Sancar Maruflu Özel Ödülü’nü kazandı. Tekin’e ödülünü Nermin Günay, Güzelbahçe Belediye Başkan Vekili Ayşe Akın ve Gazeteci Esat Erçetingöz birlikte takdim etti.</p>

<p>Yarışmanın üçüncüsü Batuhan Gür oldu. Gür’e altın ödülünü İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Banu Gençkan ile Güzelbahçe Belediye Başkan Vekili Ayşe Akın birlikte verdi.</p>

<p>İkinci olan Mustafa Acar’ın altın ödülünü ise Güzelbahçe Kaymakamı Dr. Mehmet Özel ile Güzelbahçe Belediye Başkan Vekili Ayşe Akın birlikte takdim etti.</p>

<p><strong>En iyi bardacık Gökay Topuz’un</strong></p>

<p>12. Payamlı Bardacık Festivali En İyi Bardacık Yarışması’nın birincisi Gökay Topuz oldu. Topuz’a altın ödülünü Güzelbahçe Belediye Başkan Vekili Ayşe Akın takdim etti.</p>

<p>Ödül töreninin ardından festival coşkusu müzikle devam etti. Kemençe ve ses sanatçısı Burcu Dedebalı, klavyede Ender Yıldırım eşliğinde sahne alarak festival alanını dolduran vatandaşlara keyifli anlar yaşattı.</p>

<p>Payamlı’nın simgesi haline gelen bardacık incirinin tanıtıldığı festival gün boyunca süren gösteriler, yarışmalar, ödül törenleri ve müzik dinletileriyle renkli görüntülere sahne oldu.</p>
]]></description>
<link>https://izmirdehaber.com/bardacigin-baskenti-payamli-da-festival-coskusu/1774/</link>
<pubDate>Sun, 23 Aug 2026 10:44:15 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>URLA’DA GELENEKSEL BAĞBOZUMU ŞENLİKLERİ RENKLİ GÖRÜNTÜLERLE BAŞLADI</title>
<description><![CDATA[<img src="https://izmirdehaber.com/images/haberler/urla-da-geleneksel-bagbozumu-senlikleri-renkli-goruntulerle-basladi.jpg" width="250"><br><p>Urlalıların ve ziyaretçilerin yoğun ilgi gösterdiği şenlik, müzikten gastronomiye, geleneksel üretim kültüründen çeşitli etkinliklere kadar birçok farklı buluşmaya ev sahipliği yapıyor.</p>

<p>Urla’nın tarımsal mirasının yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla düzenlenen Bağbozumu Şenlikleri’nde üreticiler de emeklerini ve ürünlerini vatandaşlarla buluşturuyor. Bağlardan sofralara uzanan üretim kültürünün ön plana çıkarıldığı etkinliklerde, Urla’nın yerel ürünleri tanıtılıyor.</p>

<p>Şenliğin açılışında konuşan Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, bağbozumunun yalnızca bir hasat dönemi olmadığını belirterek, “Bugün bir hasadı daha kutlamak için buluştuk. Ama daha önemlisi bir yılın emeğine tanıklık etmek için buradayız” dedi.</p>

<p>Bağbozumunun; güneşin, suyun, toprağın ve insan emeğinin bir yıl boyunca verdiği karşılığın alındığı dönem olduğunu ifade eden Balkan, “Bir yıl boyunca verilen emeğin alın teriyle sulanıp toprağın bizlere meyvesini sunduğu gündür” diye konuştu.</p>

<p><strong>“Tarım arazilerimizi koruyacağız”</strong></p>

<p>Urla’da tarım alanlarının korunmasının öncelikleri arasında olduğunu vurgulayan Balkan, tarım arazilerinin yalnızca üretim yapılan alanlar olmadığını söyledi. Bir tarım arazisinin aynı zamanda bir ailenin geçimi, bir üreticinin emeği ve kentin hafızası olduğunu belirten Balkan, görev süreleri boyunca tarım alanlarının korunacağını vurguladı. Balkan, “Göreve geldiğimiz ilk günden bu yana hiçbir tarım arazisini imara açmadık. Açmayacağız” diyerek, Urla’nın geleceğini tarım alanlarını koruyarak planlayacaklarının altını çizdi.</p>

<p><strong>Üreticiye destekler sürüyor</strong></p>

<p>Urla Belediyesi olarak üreticilerin yanında olmaya devam ettiklerini belirten Başkan Balkan, bugüne kadar 15 bin zeytin fidanını üreticilerle buluşturduklarını, bu yıl da 15 bin zeytin fidanının daha dağıtılacağını açıkladı. Sebze fidesinden tohuma, gübreden hayvan üretim alanlarına kadar farklı başlıklarda üreticilere destek sağladıklarını ifade eden Selçuk Balkan, bu çalışmaların üretimin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>“Bunlar, üretimin devam etmesi için attığımız somut adımlar” diyen Balkan, tarımı desteklemenin yalnızca bugünün üreticisine destek olmak anlamına gelmediğini belirterek, “Bizim için tarımı desteklemek, yarın da bu topraklarda üretim yapılabilmesini sağlamaktır. Gençlerimizin toprağından kopmamasıdır. Üreticimizin emeğinin karşılığını alabilmesidir. Tarım alanlarımızın korunmasıdır” dedi.</p>

<p>Urla’nın tarımsal kimliğinin gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine dikkat çeken Başkan Balkan konuşmasını “Çünkü bu hikâye, yarının çocuklarına bırakacağımız Urla’nın hikâyesidir” dedi. Şenliğin açılışından sonra üretici stantlarını gezen Başkan Balkan, bağbozumunun bereketli geçmesini dileyerek, “Üreticimizin emeği değerini bulsun. Toprağımız korunsun, üretimimiz büyüsün, Urla’nın hikayesi nesilden nesile devam etsin” ifadeleriyle sonlandırdı.</p>

<p>Urla Ziraat Odası Başkanı Muharrem Uslucan ise gerçekleştirdiği konuşmasında “Üzüm bizim için yalnızca ekonomik değeri olan bir ürün değildir. Üzüm; kültürdür, hafızadır, gelenektir. Bağlarımız ise Urla’nın geçmişten geleceğe bıraktığı yaşayan mirastır. Ancak bu mirası korumak, yalnızca geçmişimizle gurur duymakla mümkün değildir. Üreticimizi korumak zorundayız. Bağlarımızı korumak zorundayız. Tarım arazilerimizi korumak zorundayız. Ve gençlerimizin yeniden toprağa umutla bakmasını sağlamak zorundayız. Çünkü üretici olmazsa üretim olmaz. Üretim olmazsa bu şenliklerin anlatacağı bir hikâye de kalmaz” dedi.</p>

<p>İki gün boyunca devam edecek Geleneksel Bağbozumu Şenlikleri kapsamında üreticiler ürünlerini vatandaşlarla buluşturacak. Söyleşiler ve gastronomi buluşmalarının yanı sıra çeşitli etkinliklerin de düzenleneceği şenliğin ilk gününde, sevilen sanatçı Mehmet Erdem sahne alacak. Mehmet Erdem’in konseriyle birlikte şenlik coşkusu akşam zirveye ulaşacak.</p>
]]></description>
<link>https://izmirdehaber.com/urla-da-geleneksel-bagbozumu-senlikleri-renkli-goruntulerle-basladi/1773/</link>
<pubDate>Fri, 14 Aug 2026 21:49:37 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Erkan Erten  Karanlık Kaya Azizleri İle  Hangi Gerçeklerin Kapısını Aralıyor?</title>
<description><![CDATA[<img src="https://izmirdehaber.com/images/haberler/erkan-erten-karanlik-kaya-azizleri-ile-hangi-gerceklerin-kapisini-araliyor.png" width="250"><br><p><strong><em>Bu hikaye karanlığın içinde büyüdü ve sonunda yıldızlara ulaşma zamanı geldi.</em></strong></p>

<p><strong><em>Bazı sırlar tarih kitaplarına yazılmaz… Çünkü ortaya çıkmaları dünyayı değiştirebilir.</em></strong></p>

<p><em>Uzun yıllardır tarih, dinler tarihi ve medeniyetler üzerine araştırmalar yapan Erkan Erten’in, tarihsel gerçeklik ile kurgu arasındaki sınırı ustalıkla birleştirdiği, Vatikan’ın gölgesinde başlayıp İstanbul’da derinleşen gizem dolu romanı <strong>Karanlık Kaya Azizleri</strong>, MKB Halk Kütüphanesi Yayınevi etiketiyle seçkin kitapçılarda ve tüm çevrim içi satış platformlarında okurla buluştu.</em></p>

<p><em><img alt="" src="/images/ERKAN%20ERTEN-%201.jpg" style="width: 525px; height: 700px;" /></em></p>

<p>Yazar, <strong>Karanlık Kaya Azizleri</strong> adlı eserinde tarih, polisiye ve ezoterik gizemi aynı hikâyede buluştururken yalnızca karakterlerini değil, okuru da çözülmesi gereken büyük bir bilmecenin içine çekiyor. Tarihî mekânların atmosferini güçlü bir kurguyla harmanlayan anlatımı, okuru sürekli yeni sorular sormaya yönlendirirken; gerçek tarihten ilham alan hikâyesiyle kendine özgü bir roman evreni yaratıyor.</p>

<p><strong>Karanlık Kaya Azizleri Hakkında</strong></p>

<p>Tarih boyunca insanlığın kaderini değiştiren savaşlar, imparatorluklar ve inançlar kadar görünmeyen sırlar da vardı.</p>

<p><strong>Karanlık Kaya Azizleri</strong>, okuru Vatikan’ın koridorlarından Roma’nın yer altındaki katakomblarına, Pantheon’un gizeminden antik metinlere, gizli örgütlerden İstanbul’un tarihî dokusuna ve Efes’e uzanan sürükleyici bir yolculuğa çıkararak karanlık bir komplonun kapılarını aralıyor. Okuyucu, roman kahramanlarıyla birlikte bu gizemin bir parçası hâline geliyor.</p>

<p><img alt="" src="/images/KARANLIK%20KAYA%20AZ%C4%B0ZLER%C4%B0%20%C3%96N%20KAPAK%20G%C3%96RSEL.png" style="width: 375px; height: 500px;" /></p>

<p>Soluk soluğa izlediğiniz bir filmin içindeymiş gibi hissedeceğiniz roman, yalnızca bir cinayet soruşturmasını değil, yüzyıllardır saklandığı iddia edilen sırların peşine düşen karakterlerin nefes kesen mücadelesini de anlatıyor.</p>

<p>Romanın merkezinde, işlenen cinayetlerin yanı sıra geçmiş ile bugünü birbirine bağlayan; inanç, güç ve sır kavramlarını sorgulayan uluslararası bir araştırma yer alıyor.</p>

<p>Vatikan, kadim semboller, mühürler, yer altı geçitleri, ezoterik öğeler ve tarihî mekânların güçlü atmosferini polisiye gerilimle buluşturan <strong>Karanlık Kaya Azizleri</strong>, bu tür romanlardan hoşlanan okurlar için heyecan verici bir okuma deneyimi sunuyor.</p>

<p> </p>

<p><strong>Yazar Hakkında</strong></p>

<p>Erkan Erten, işletme eğitimi aldı. Uzun yıllardır tarih, dinler tarihi, antik uygarlıklar, semboller ve medeniyetler üzerine araştırmalar yapmakta ve çalışmalarını sürdürmektedir. Eserlerinde tarihsel gerçeklik ile kurgu arasındaki sınırı ustalıkla birleştiriyor.</p>

<p><strong>Eserleri</strong></p>

<ul>
	<li>Agartha Tünelleri</li>
	<li>Bir Devrimcinin Hatıra Defteri</li>
	<li>Ev'de Yokuz</li>
</ul>

<p><strong>Künye</strong></p>

<p><strong>Kitap Adı:</strong> Karanlık Kaya Azizleri<br />
<strong>Yazar:</strong> Erkan Erten<br />
<strong>Tür:</strong> Tarihî Polisiye / Gizem / Gerilim<br />
<strong>Sayfa Sayısı:</strong> 469<br />
<strong>Yayınevi:</strong> MKB Halk Kütüphanesi Yayınevi<br />
<strong>Medya İletişim:</strong> <u><a href="mailto:elmasdereci@gmail.com">elmasdereci@gmail.com</a></u><br />
<strong>Satış Noktaları:</strong> Seçkin kitapçılar ve tüm çevrim içi satış platformları</p>

<p><a href="https://www.instagram.com/ekarzed?igsh=M215aXI2c2Fma2My">https://www.instagram.com/ekarzed?igsh=M215aXI2c2Fma2My</a></p>

<p><a href="https://www.instagram.com/reel/DacmcDCuJ2T/">https://www.instagram.com/reel/DacmcDCuJ2T/</a></p>

<p><a href="https://www.youtube.com/watch?v=54BPQ3894uM">https://www.youtube.com/watch?v=54BPQ3894uM</a></p>
]]></description>
<link>https://izmirdehaber.com/erkan-erten-karanlik-kaya-azizleri-ile-hangi-gerceklerin-kapisini-araliyor/1772/</link>
<pubDate>Thu, 06 Aug 2026 08:14:01 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>İzmir’in Yeni Lezzet Durağı PHÇ Paşahan Kapılarını Açtı</title>
<description><![CDATA[<img src="https://izmirdehaber.com/images/haberler/izmir-in-yeni-lezzet-duragi-phc-pasahan-kapilarini-acti.jpg" width="250"><br><p>İzmir ülkemizin dört bir yanından tüm kültürleri yansıtan zengin mutfak kültürüyle her zaman cazip bir şehir oldu. Son dönemde açılan yeni mekanlar ise, şehrin gastronomi zenginliğine taze bir soluk getiriyor. İzmir’in dinamik atmosferine uyum sağlayan yepyeni mekânlar, her zevke hitap ediyor.</p>

<p><strong>Gastronomi Destinasyonunda yeni bir adres</strong></p>

<p>Türkiye’nin yükselen gastronomi destinasyonunda yeni bir lezzet noktası olmayı hedefleyen PHÇ Paşahan İzmir, yepyeni ve iddialı bir mekânla kapılarını açtı. Şık atmosferiyle kentin en özel yerinde misafirleriyle buluşma noktası olmaya aday olan PHÇ Paşahan Çorba büyük bir davet katılımıyla lezzet serüvenini başlattı.</p>

<p>Serhun ALAKUŞ ve Nasır Demircan'ın Balçova'da açtığı "PHÇ PAŞAHAN ÇORBA" Restaurant İzmir’de lezzet severlerin yeni adresi olma hedefiyle yola çıktı.</p>

<p><strong>Her kaşıkta emek, her lokmada lezzet</strong></p>

<p>Geleneksel lezzetleri yenilikçi dokunuşlarla lezzet severlere sunarken samimi, kimliği ve gustosu ile İzmir’in tanınmış lezzet durakları arasında yer almayı hedefleyen PHÇ Paşahan, “Her Kaşıkta Emek, Her Lokmada Lezzet” sloganı ve zengin menüsüyle yeni lezzet arayanların yeni yeme-içme adreslerinden biri olmaya hazırlanıyor.</p>

<p>Mekansal tasarımı, peyzajı ve lezzetleriyle İzmirli yeme-içme severlerin en önemli gastronomi adreslerinden birisi olarak öne çıkmayı hedefleyen PHÇ Paşahan Restaurant’ın İzmirlilerin vazgeçilmez mekanlarından birisi olmaya aday.</p>

<p><strong>Dostlarla keyifli buluşmanın yeni adresi</strong></p>

<p>Paşahan Restaurant, şık bir restoranda gurme lezzetler tatmak isteyenlerin, ferah ve samimi atmosferde dostlarla keyifli buluşmak isteyenlerin her anını özel kılmayı hedefliyor.  Geniş yemek menüsü misafirlerine keyifli anlar yaşatmaya aday.</p>

<p>Yemek yeme deneyimini adeta bir seremoniye dönüştüren modern ve sade tasarımıyla öne çıkan mekan hem ambiyansı hem de mutfağıyla şehre yeni bir soluk getirecek.</p>

<p>Uygun fiyatları ve kaliteli hizmetiyle de beğeni toplayan PHÇ Paşahan, Aile yemekleri ve iş toplantıları için de ideal bir seçenek olarak yerini alırken, sadece bir yemek mekânı değil, dostlukların pekiştiği, anıların biriktiği bir yaşam sahnesi olarak öne çıkacak bir anlayışla hizmet verecek.</p>

<p><strong>Açılışa gösterilen ilgiye Alakuş’tan teşekkür mesajı</strong></p>

<p>Açılışta gösterilen ilgiden dolayı memnuniyetini dile getiren Ege Bölgesi İş İnsanları Federasyonu Başkanı ve PHÇ Paşahan Restaurant’ın kurucusu Serhun Alakuş, yayınladığı mesajda şu görüşlere yer verdi:</p>

<p>“Yeni lezzet mekanımızın açılışında bizleri yalnız bırakmayarak mutluluğumuza ortak olan Sayın Valimize; siyasi partilerimizin kıymetli il ve ilçe başkanlarına, değerli yöneticilerine; sivil toplum kuruluşlarımızın başkan ve yönetim kurulu üyelerine; iş dünyamızın değerli temsilcilerine, dostlarımıza, akrabalarımıza ve tüm misafirlerimize gönülden teşekkür ediyorum.</p>

<p>Ayrıca aramızda olmayı çok isteyip çeşitli sebeplerle katılamayan, ancak güzel dilekleri, telefonları ve mesajlarıyla yanımızda olduklarını hissettiren kıymetli dostlarıma da özellikle teşekkür ediyorum.</p>

<p>Bu güzel ve anlamlı günümüzde gösterdiğiniz ilgi, dostluk ve samimiyet bizler için unutulmayacak bir hatıra oldu. Rabbim dostluğumuzu, muhabbetimizi ve soframızın bereketini daim eylesin. İyi ki varsınız, iyi ki bu güzel günümüzde yanımızda oldunuz.</p>
]]></description>
<link>https://izmirdehaber.com/izmir-in-yeni-lezzet-duragi-phc-pasahan-kapilarini-acti/1771/</link>
<pubDate>Mon, 03 Aug 2026 16:55:26 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Eviş ve Özdemir Ailelerinin Mutlu Günü</title>
<description><![CDATA[<img src="https://izmirdehaber.com/images/haberler/evis-ve-ozdemir-ailelerinin-mutlu-gunu.jpg" width="250"><br><p>Mustafa Kemal Atatürk’ün "Uygarlaşmanın esası, gelişme ve gücün temeli aile yaşamıdır." sözünü ilke edinerek yola çıkan genç çift, bu özel ve mutlu günlerinde sevdiklerini yanlarında görmekten mutluluk duyduklarını belirtti.</p>

<p>​31 Temmuz 2026 Cuma saat 17.00’de kokteyl ile başlayan organizasyon TEMAD Güzelbahçe’de gerçekleştirildi. 17.30’da nikah merasimi ile devam eden nikah törenine çiftin akraba ve sevenleri katıldı.</p>

<p>​​Eviş ve Özdemir aileleri, törene katılan tüm konuklarla tek tek ilgilendi ve hatıra fotoğrafı çektirdi.</p>
]]></description>
<link>https://izmirdehaber.com/evis-ve-ozdemir-ailelerinin-mutlu-gunu/1770/</link>
<pubDate>Mon, 03 Aug 2026 12:29:22 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Pelikan Dolma Kalem Neden Koleksiyonerlerin de Tercihi Oluyor?</title>
<description><![CDATA[<img src="https://izmirdehaber.com/images/haberler/pelikan-dolma-kalem-neden-koleksiyonerlerin-de-tercihi-oluyor.jpg" width="250"><br><h1><span style="font-size: 13px;">Dolma kalem dünyasında bazı markalar yalnızca kaliteli yazım performanslarıyla değil, uzun yıllara yayılan üretim anlayışları ve tasarım miraslarıyla da öne çıkar. Bu markaların başında gelen </span><a href="https://www.unmeiprojects.com.tr/pelikan-25" style="font-size: 13px;"><strong>Pelikan</strong></a><span style="font-size: 13px;">, hem günlük kullanıcıların hem de koleksiyonerlerin yakından takip ettiği köklü üreticiler arasında yer alır. On yıllardır değişmeyen kalite anlayışı, yüksek işçilik standardı ve zamansız tasarımları sayesinde Pelikan dolma kalemler yalnızca yazı yazmak için kullanılan araçlar değil, aynı zamanda uzun yıllar değerini koruyabilen özel koleksiyon parçaları olarak da görülür.</span></h1>

<p>Koleksiyon dünyasında ilgi gören bir ürünün yalnızca sınırlı üretime sahip olması yeterli değildir. Üretim kalitesi, marka geçmişi, teknik özellikleri ve kullanıcı deneyimi de büyük önem taşır. Pelikan, bu unsurların tamamını bir araya getiren markalardan biri olduğu için yıllardır dünya genelindeki dolma kalem tutkunlarının vazgeçilmez tercihleri arasında bulunmaya devam etmektedir.</p>

<h2>Yüzyılı Aşan Marka Geçmişi Güven Oluşturuyor</h2>

<p>Bir markanın uzun yıllar boyunca aynı saygınlığı koruması kolay değildir. Pelikan, yazım gereçleri alanındaki köklü geçmişi sayesinde kullanıcılarına güven veren markalardan biri olmayı başarmıştır. Uzun yıllar boyunca geliştirilen üretim teknikleri ve sürekli korunan kalite standartları, markanın bugün hâlâ güçlü bir itibara sahip olmasının temel nedenleri arasında gösterilir.</p>

<p>Koleksiyonerler için marka geçmişi yalnızca nostaljik bir detay değildir. Uzun yıllara yayılan üretim serileri, model çeşitliliği ve tasarım evrimi koleksiyon oluşturmayı daha anlamlı hale getirir. Her dönem üretilen modeller, markanın gelişimini yansıtan önemli parçalar olarak değerlendirilir.</p>

<p>Bu tarihsel devamlılık, Pelikan kalemlerini yalnızca bugünün değil, gelecek yılların da değerli yazım araçları arasında konumlandırmaktadır.</p>

<h2>Kaliteli İşçilik Uzun Ömürlü Kullanım Sağlıyor</h2>

<p>Dolma kalemlerde üretim kalitesi, yazım deneyimini doğrudan etkileyen en önemli unsurlardan biridir. Pelikan modellerinde kullanılan hassas üretim teknikleri sayesinde uç sistemi, mürekkep besleme mekanizması ve gövde yapısı uzun yıllar boyunca yüksek performans sunabilecek şekilde tasarlanır.</p>

<p>Kaliteli işçilik yalnızca ilk kullanım sırasında değil, yıllar sonra da kendini göstermeye devam eder. Düzenli bakım yapılan bir Pelikan dolma kalemi uzun süre aynı akıcılıkla kullanılabilir. Bu durum hem günlük kullanıcılar hem de koleksiyon yapan kişiler açısından önemli bir avantaj oluşturur.</p>

<p><a href="https://www.unmeiprojects.com.tr/pelikan-25"><strong>Pelikan dolma kalem</strong></a> modellerinin uzun ömürlü yapısı, kullanıcıların kalemlerini yıllarca güvenle kullanabilmesini sağlayan temel özelliklerden biridir.</p>

<h2>İkonik Tasarımlar Zamana Meydan Okuyor</h2>

<p>Pelikan denildiğinde akla gelen ilk unsurlardan biri de yıllardır büyük ölçüde korunarak günümüze ulaşan klasik tasarım anlayışıdır. Dengeli gövde oranları, karakteristik klips yapısı ve estetik detaylar markanın kimliğini oluşturan önemli unsurlar arasında yer alır.</p>

<p>Moda akımlarına bağlı olarak sürekli değişen tasarımlar yerine zamansız çizgilerin tercih edilmesi, Pelikan modellerinin yıllar geçse bile güncelliğini korumasını sağlar. Bu durum koleksiyon değeri açısından da önemli bir avantaj sunar.</p>

<p>Kullanıcılar yalnızca işlevsel bir kaleme değil, aynı zamanda estetik açıdan dikkat çekici bir tasarıma sahip olurlar. Yazı yazarken hissedilen kalite kadar kalemin görsel karakteri de bu deneyimin önemli bir parçasıdır.</p>

<h2>Yazım Performansı Neden Bu Kadar Beğeniliyor?</h2>

<p>Bir dolma kalemin koleksiyon değeri taşıması kadar yazım performansının da güçlü olması gerekir. Pelikan modelleri, dengeli mürekkep akışı ve hassas uç yapıları sayesinde uzun süreli yazılarda oldukça konforlu bir kullanım sunar.</p>

<p>Kalemin kağıt üzerinde akıcı şekilde ilerlemesi, yazarken uygulanan baskıyı azaltır ve daha doğal bir yazım hissi oluşturur. Bu özellik özellikle uzun notlar alan, günlük tutan veya sık yazı yazan kullanıcılar tarafından büyük beğeni toplar.</p>

<p>Uç işçiliğinin yüksek standartlarda üretilmesi sayesinde yazım sırasında kesinti yaşanma ihtimali azalır ve kullanıcı ilk satırdan son satıra kadar dengeli bir performans hisseder.</p>

<h2>Koleksiyon Değerini Artıran Unsurlar Nelerdir?</h2>

<p>Koleksiyonerlerin ilgisini çeken dolma kalemlerde yalnızca marka adı yeterli değildir. Üretim yılı, sınırlı üretim serileri, özel renk seçenekleri, malzeme kalitesi ve model geçmişi gibi birçok unsur değerlendirilir.</p>

<p>Pelikan, yıllar içerisinde farklı seriler ve özel üretim modeller sunarak koleksiyon dünyasında güçlü bir yer edinmiştir. Bazı modeller yalnızca belirli dönemlerde üretilmiş olması nedeniyle zamanla daha fazla ilgi görebilir.</p>

<p>Bunun yanında markanın üretim standartlarını uzun yıllar koruması, eski modellerin günümüzde de güvenle kullanılabilmesini sağlar. Bu durum koleksiyon değerini artıran önemli faktörlerden biridir.</p>

<h2>Günlük Kullanım ile Koleksiyon Bir Arada Olabilir mi?</h2>

<p>Bazı koleksiyon ürünleri yalnızca sergilenmek amacıyla saklanırken, Pelikan dolma kalemler günlük kullanım için de son derece uygundur. Sağlam mekanik yapıları ve kaliteli malzemeleri sayesinde aktif olarak kullanılmaları, değerlerinden ödün verdikleri anlamına gelmez.</p>

<p>Aksine birçok koleksiyoner, kalemlerin yalnızca vitrinde durması yerine gerçek kullanım deneyimini yaşatmasının daha anlamlı olduğunu düşünür. Düzenli bakım yapılan kaliteli bir dolma kalem hem günlük kullanım hem de uzun vadeli koleksiyon amacıyla değerlendirilebilir.</p>

<p>Bu çok yönlü kullanım anlayışı, Pelikan modellerini diğer birçok yazım aracından ayıran önemli özelliklerden biridir.</p>

<h2>Pelikan Modelleri Kimler İçin Uygundur?</h2>

<p>Pelikan yalnızca deneyimli koleksiyonerlere hitap eden bir marka değildir. Yazı yazmaya önem veren öğrencilerden profesyonellere, günlük kullanıcılarından kaligrafi meraklılarına kadar oldukça geniş bir kullanıcı kitlesine hitap eder.</p>

<p>Farklı gövde boyutları, uç seçenekleri ve tasarım anlayışları sayesinde her kullanıcı kendi yazım alışkanlığına uygun modeli bulabilir. Bu çeşitlilik markanın dünya genelindeki popülerliğini artıran önemli unsurlar arasında yer alır.</p>

<p>Kaliteli üretim anlayışı sayesinde kullanıcılar, uzun yıllar güvenle kullanabilecekleri bir yazım aracına sahip olmanın avantajını yaşayabilir.</p>

<h2>Uzun Vadeli Bir Yazım Yatırımı Olarak Pelikan</h2>

<p>Dolma kalem satın alırken yalnızca ilk kullanım deneyimini değil, yıllar boyunca sunacağı performansı da değerlendirmek gerekir. Dayanıklılığı, teknik kalitesi ve köklü marka geçmişi sayesinde Pelikan bu beklentiyi karşılayan markalar arasında gösterilir.</p>

<p><a href="https://www.unmeiprojects.com.tr/pelikan-25"><strong>Pelikan dolma kalem fiyatları</strong></a>, modelin üretim özelliklerine, kullanılan malzemeye ve serisine göre değişiklik gösterebilir. Ancak kaliteli işçilik, uzun ömürlü kullanım ve yüksek marka değeri birlikte değerlendirildiğinde birçok kullanıcı için bu modeller uzun vadeli bir yatırım niteliği taşır.</p>

<p>Yazım performansını estetik tasarım ve güçlü marka mirasıyla bir araya getiren Pelikan dolma kalemler, hem günlük kullanım hem de koleksiyon dünyasında yıllardır ilgi görmeye devam ediyor. Kaliteli yazı deneyimini önemseyen kullanıcılar için olduğu kadar, zamana değer katan özel yazım araçlarını bir araya getirmek isteyen koleksiyonerler için de güçlü bir tercih olmayı sürdürüyor.</p>
]]></description>
<link>https://izmirdehaber.com/pelikan-dolma-kalem-neden-koleksiyonerlerin-de-tercihi-oluyor/1769/</link>
<pubDate>Wed, 28 Jul 2021 08:40:23 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>İZTO TEMMUZ AYI MECLİS TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ</title>
<description><![CDATA[<img src="https://izmirdehaber.com/images/haberler/izto-temmuz-ayi-meclis-toplantisi-gerceklestirildi.jpg" width="250"><br><p>Toplantıda konuşan İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener; vefat haberleri, küresel ve ulusal ekonomik gelişmeler, savunma sanayisi ve İzmir Ekonomi Üniversitesi’nin başarıları gibi birçok kritik başlığa değindi.</p>

<p>Konuşmasına vefat eden yakın dostu Zafer Tırpançeker’in acı haberini paylaşarak başlayan Mahmut Özgener, duyduğu derin üzüntüyü dile getirerek merhuma Allah’tan rahmet, ailesine başsağlığı diledi. Özgener ayrıca, hayatını kaybeden geçmiş dönem meclis üyesi ve 11. Gıda, İmalat ve Toptan Ticaret Grubu Meslek Komitesi Başkanı Ergin Akar’ı da anarak taziye dileklerini iletti.</p>

<p><strong>Filenin Sultanları ve Rifat Hisarcıklıoğlu’na Tebrik</strong></p>

<p>A Milli Kadın Voleybol Takımı’nın kazandığı başarıların tüm Türkiye’ye büyük bir gurur ve umut yaşattığını belirten Özgener, Filenin Sultanları’nı ve A Milli Kadın Voleybol takımını tebrik etti.</p>

<p>Özgener konuşmasında ayrıca, İslam Ticaret ve Kalkınma Odası Başkan Vekilliği görevine yeniden seçilen ve Türkiye–Tataristan ekonomik ilişkilerine katkılarından dolayı "Dostluk Nişanı" alan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nu da kutlayarak, uluslararası arenadaki temsil gücünün iş dünyası adına gurur kaynağı olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>"Küresel Ticarette Orta Koridor’un Önemi Artıyor"</strong></p>

<p>ABD-İran gerilimi ile Hürmüz Boğazı ve çevresindeki altyapının hedef alınmasının küresel ekonomiyi doğrudan etkilediğini belirten Özgener, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>Stratejik Güvenlik ve Dayanıklılık: Ekonomik rekabetin artık yalnızca maliyetle değil, dayanıklılık ve stratejik güvenlikle şekillendiğini; ülkelerin enerji güvenliği ve savunma yatırımlarına daha fazla ağırlık vereceğini ifade etti.</p>

<p>Orta Koridor Fırsatı: Deniz yollarındaki kırılganlık nedeniyle Hazar geçişli Orta Koridor’un önem kazandığını belirten Özgener, Türkiye’nin lojistik merkez potansiyelini güçlendirmek için demiryolu, ulaştırma altyapısı ve gümrük süreçlerinin hızla geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p>Tedarik Zincirleri: Savaş sona erse bile eski normale dönülmeyeceğini belirten Özgener, Türkiye’nin Avrupa’ya yakınlığıyla alternatif tedarik ağlarında önemli bir rol oynayabileceğini söyledi.</p>

<p><strong>Ankara NATO Zirvesi ve Savunma Sanayisi</strong></p>

<p>Ankara’da düzenlenen 36. NATO Zirvesi’nin Türkiye açısından önemli bir ekonomik fırsat yarattığını belirten İZTO Başkanı, zirvede öne çıkan yapay zeka, insansız sistemler, siber güvenlik ve uzay teknolojilerinin zamanla sivil alanlara da katkı sağlayacağını vurguladı. Özgener, savunma teknolojilerinin sivil kullanıma aktarılması için üniversite-sanayi iş birliğini destekleyen politikaların kritik önemde olduğunu belirtti.</p>

<p><strong>Ekonomi Yönetimi ve İş Dünyasının Beklentileri</strong></p>

<p>Türkiye ekonomisindeki gelişmelere değinen Özgener, dezenflasyon programının gerekliliğini savunurken, programın getirdiği maliyetlerin sektörler arasında eşit dağılmadığına dikkat çekti.</p>

<p>Faiz ve Enflasyon Görünümü: Merkez Bankası Piyasa Katılımcıları Temmuz 2026 Anketi’nde yıl sonu cari açık tahmininin 50 milyar dolara yükseldiğini belirten Özgener, artan petrol fiyatlarının enflasyon ve cari denge üzerindeki baskısına işaret etti. Merkez Bankası’nın politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutmasını ve piyasanın yıl sonu faiz beklentisinin yüzde 34,7 olduğunu belirten Özgener, petrol fiyatlarındaki artışın olası faiz indirimlerini sınırlayabileceğini ifade etti.</p>

<p>Finansman Çağrısı: Kredi maliyetlerinin yüksekliği ve finansmana erişim kısıtları nedeniyle şirketlerin ayakta kalma mücadelesi verdiğini söyleyen Özgener, bankalara çağrıda bulunarak kredi limitlerinin kullanımında kolaylık gösterilmesini, düşen faizlerin kredi oranlarına hızla yansıtılmasını ve ek bankacılık maliyetlerinin azaltılmasını talep etti.</p>

<p>Sektörel Desteklere Teşekkür: Temmuz ayı içerisinde tarım, turizm, ihracat ve sanayi sektörlerine sağlanan yeni finansman desteklerini son derece değerli bulduklarını belirten Özgener, katkılarından dolayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ilgili kurumlara teşekkür etti.</p>

<p><strong>İzmir Ekonomi Üniversitesi’nden Çifte Gurur</strong></p>

<p>İzmir Ekonomi Üniversitesi’nin elde ettiği uluslararası başarıları da paylaşan Özgener:</p>

<p>Güzelbahçe Kampüs projesinin dünyaca ünlü World Architecture Festival (WAF) 2026’da "Eğitim Yapıları" ve "Kentsel Ölçekte Planlama" kategorilerinde finale kaldığını duyurdu.</p>

<p>Rektör Prof. Dr. Yusuf Hakan Abacıoğlu’nun TÜMA 2026 "Rektör Performansı Değerlendirmesi"nde üst üste ikinci kez ödüle layık görüldüğünü açıklayarak kendisini tebrik etti.</p>

<p><strong>EBSO Başkanı Ender Yorgancılar’a Veda ve Teşekkür</strong></p>

<p>Konuşmasının son bölümünü Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Başkanlığına yeni dönemde aday olmayacağını açıklayan Ender Yorgancılar’a ayıran Mahmut Özgener, 35 yıllık dostuna duygu dolu sözlerle veda etti:</p>

<p>"Ender Başkan ile dostluğumuz görevlerden çok daha eskiye dayanıyor. İzmir Ticaret Odası Başkanlığı görevini üstlendiğim günden itibaren de bu dostluk kurumlarımız arasındaki iş birliğine güç kattı. Hiçbir zaman 'kim öne çıksın' diye düşünmedik; hep 'İzmir ve ülkemiz nasıl daha ileri gider' sorusunun peşinden koştuk. Şehrimizin ortak aklına güç veren, üretim ve dayanışma kültürünü büyüten kıymetli dostuma, bugüne kadar şehrimize ve iş dünyamıza kattığı her şey için gönülden teşekkür ediyorum."</p>
]]></description>
<link>https://izmirdehaber.com/izto-temmuz-ayi-meclis-toplantisi-gerceklestirildi/1768/</link>
<pubDate>Wed, 29 Jul 2026 11:30:25 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>DEÜ'DE BASIN BULUŞMASI: REKTÖR BAYRAM YILMAZ İKİ YENİ PROGRAMI TANITTI</title>
<description><![CDATA[<img src="https://izmirdehaber.com/images/haberler/deu-de-basin-bulusmasi-rektor-bayram-yilmaz-iki-yeni-programi-tanitti.jpg" width="250"><br><p>DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, Ege Bölgesi'ndeki devlet üniversiteleri arasında ilk olacak İngilizce Tıp Programı ile üniversitenin uluslararasılaşma vizyonunda yeni bir dönemin başlayacağını vurgularken, toplantıda uluslararası akademik kadronun güçlendirilmesi, Milli Teknoloji Atölyesi'nin DEÜ'de kurulması, öğrenci odaklı yatırımlar ve araştırma gemisi projeleri ile bilimsel altyapıyı güçlendirecek çalışmalar hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ), 2026-2027 Akademik Yılı'nda ilk kez öğrenci kabul edecek İngilizce Tıp Programı ile Havacılık ve Uzay Mühendisliği Programını kamuoyuna tanıttı. DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, düzenlediği basın buluşmasında yeni programların yanı sıra üniversitenin uluslararasılaşma vizyonu, akademik yapılanması, bilimsel yatırımları ve öğrenci odaklı projelerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.</p>

<p>DEÜ Rektörlüğü Çatı Restoran'da gerçekleştirilen toplantıya; Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Hamdi Şükür Kılıç, Prof. Dr. Mehmet Birhan Yılmaz ve Prof. Dr. Dilşen İnce Erdoğan, Genel Sekreter Vekili Prof. Dr. Dündar Yener, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Serdar Bayrak, Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Azize Ayol ile Havacılık ve Uzay Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Utku Kanoğlu katıldı.</p>

<p><strong>Rektör Bayram Yılmaz: Potansiyelimizi hayata geçirme fırsatı bulduk</strong></p>

<p>İngilizce Tıp Programı'nın, üniversitenin uluslararasılaşma hedefleri açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, programların hem yabancı öğrenci sayısını artıracağını hem de mezunların küresel ölçekte rekabet gücünü yükselteceğini söyledi.</p>

<p>Göreve geldikleri günden itibaren İngilizce eğitim veren programların açılmasını hedeflediklerini ifade eden Rektör Bayram Yılmaz, şunları kaydetti:</p>

<p>"Hocalarımız çok heyecanlı; biz de bu programları üniversitemize kazandırmış olmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Göreve geldiğimiz günden itibaren İngilizce programların açılmasını hedefliyorduk. YÖK Başkanımız Prof. Dr. Erol Vardar'ın ve Sağlık Bakanımız Sayın Kemal Memişoğlu'nun destekleriyle bu hedefimizi hayata geçirdik. Bu programlar, Dokuz Eylül Üniversitesinin uluslararası öğrenci kabulü ve öğrencilerimizin küresel ölçekte görünürlüğü açısından büyük önem taşıyor. Şu an itibariyle hem tıp hem de mühendislik fakültemizde teknik uygunluğu olan çok sayıda öğretim üyemiz var. Büyük bir potansiyelimiz zaten vardı, bu potansiyelimizi hayata geçirme fırsatı bulduk. Havacılık ve uzay mühendisliği programımız tek bir bölüm ve İngilizce. DEÜ Tıp Fakültesi 48 yaşında ve çok güçlü bir program. Bugüne kadar Türkçe program vardı, bundan sonra da aynı şekilde devam edecek. İlk dönemde İngilizce tıp programımıza 50, havacılık ve uzay programımıza ise 40 öğrenci alacağız. Çok çok üst basamaklardan öğrenci alacağımıza inancım sonsuz”.</p>

<p>İngilizce programlarda görev yapacak akademisyenlerin yüksek yabancı dil yeterliliğine sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Bayram Yılmaz, güçlü akademik kadroyla nitelikli öğrencileri DEÜ çatısı altında buluşturacaklarını ifade etti.</p>

<p><strong>Uluslararası akademik kadro güçleniyor</strong></p>

<p>DEÜ'nün uluslararası akademik kapasitesini güçlendirmeye devam ettiğini belirten Rektör Prof. Dr. Bayram Yılmaz, son bir buçuk yılda yurt dışından 15'in üzerinde öğretim üyesinin üniversite kadrosuna katıldığını söyledi.</p>

<p>İngilizce eğitim veren programların önümüzdeki dönemde artırılacağını kaydeden Rektör Yılmaz, bu yıl ilk kez mezun veren Diş Hekimliği Fakültesinde İngilizce program açılması için çalışmaların sürdüğünü, Veteriner Fakültesinin ise akademik altyapısını güçlendirerek öğrenci kabulüne hazırlanacağını ifade etti.</p>

<p><strong>Ege Bölgesi'nin ilk İngilizce tıp programı DEÜ’de</strong></p>

<p>DEÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Serdar Bayrak, İngilizce Tıp Programı için akademik ve fiziki hazırlıkların tamamlandığını belirterek, Ege Bölgesi'nin ilk İngilizce Tıp Programını hayata geçirmenin gururunu yaşadıklarını söyledi.</p>

<p>Havacılık ve Uzay Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Utku Kanoğlu ise uzun süredir hazırlıkları sürdürülen programın öğrenci kabul edecek aşamaya gelmesinden duydukları memnuniyeti dile getirdi.</p>

<p>Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Azize Ayol da uluslararası deneyime sahip akademisyenlerin fakülte kadrosuna katıldığını belirterek, yeni programın savunma sanayii ve havacılık alanındaki stratejik hedeflere katkı sağlayacağını ifade etti. Ayol, yeni laboratuvar yatırımlarının tamamlandığını ve öğrencilerin kamu kurumlarıyla yürütülen projelerde aktif görev üstleneceğini söyledi.</p>

<p><strong>Milli teknoloji atölyesi DEÜ'de kurulacak</strong></p>

<p>Basın toplantısında üniversitenin bilimsel projelerine de değinen Prof. Dr. Bayram Yılmaz, Millî Savunma Bakanlığı, Ege Ordusu Komutanlığı ve Dokuz Eylül Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen EFES-2026 Savunma Bilim ve Teknolojileri Proje Yarışması'nın başarıyla tamamlandığını belirtti.</p>

<p>Rektör Yılmaz, TÜBİTAK tarafından Milli Teknoloji Atölyesi'nin Dokuz Eylül Üniversitesinde kurulmasının uygun görüldüğünü açıklayarak, uluslararası akademisyen sayısını artırmaya yönelik çalışmaların da sürdüğünü ifade etti.</p>

<p>Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hamdi Şükür Kılıç ise Milli Teknoloji Atölyesi'nin üniversitenin güçlü araştırma altyapısıyla İzmir'de önemli bir bilim ve teknoloji merkezi haline geleceğini söyledi.</p>

<p><strong>Öğrenci odaklı yatırımlar devam ediyor</strong></p>

<p>Öğrenci yaşamını güçlendirmeye yönelik çalışmalara değinen Prof. Dr. Bayram Yılmaz, yemek hizmetinin 1 Aralık 2024 tarihinden itibaren üniversitenin kendi personeli tarafından yürütülmeye başlandığını belirterek hizmet kalitesinin önemli ölçüde arttığını ifade etti.</p>

<p>Uygulamayla birlikte önemli tasarruf sağlandığını belirten Yılmaz, elde edilen kaynakların doğrudan öğrencilere aktarıldığını; yıl boyunca ücretsiz çorba, sandviç, ayran, meyveli yoğurt, kruvasan ve dondurma ikramlarının gerçekleştirildiğini söyledi.</p>

<p><strong>3</strong> <strong>bin kapasiteli kız yurdu müjdesi</strong></p>

<p>Yeni kız yurdu yatırımına ilişkin de bilgiler veren Prof. Dr. Bayram Yılmaz, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile koordineli yürüttükleri çalışmalar ile hiçbir öğrencinin barınma sorunu yaşamadığını belirterek, merkez yerleşke içerisinde yaklaşık 3 bin öğrenci kapasiteli yeni kız yurdunun inşasına bu yıl başlanacağını açıkladı.</p>

<p><strong>Yeni hastane ve araştırma gemisi projeleri</strong></p>

<p>Dokuz Eylül Üniversitesi'nin 44'üncü kuruluş yıl dönümünü kutladıklarını hatırlatan Prof. Dr. Bayram Yılmaz, Balçova'daki eski hastane binasının yenilenmesi amacıyla Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığına proje sunulduğunu açıkladı.</p>

<p>Rektör Yılmaz ayrıca, Türkiye'nin ilk araştırma gemilerinden Piri Reis'in yerine yaklaşık 55-60 metre uzunluğunda yeni bir araştırma gemisinin kazandırılması için hazırlıkların sürdüğünü belirterek, gemiye "Çaka Bey" adının verilmesinin planlandığını ifade etti.</p>

<p><strong>"Dünyaya açılsınlar, ülkelerini unutmasınlar"</strong></p>

<p>Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Prof. Dr. Bayram Yılmaz, İngilizce Tıp Programı mezunlarının yurt dışında eğitim almalarının akademik bir kayıp olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Öğrencilerin Erasmus başta olmak üzere uluslararası hareketlilik programlarından yararlanmalarını önemsediklerini ifade eden Rektör Bayram Yılmaz, yüksek lisans, doktora ve doktora sonrası çalışmalar için dünyanın farklı ülkelerinde deneyim kazanmalarının teşvik edilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Prof. Dr. Bayram Yılmaz, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</strong></p>

<p>"Mezun olduktan sonra yüksek lisans, doktora ya da doktora sonrası araştırmalara gitmelerini istiyoruz. Bir metafor olarak söyleyecek olursak; pergelin sabit ayağının memlekette kalmak koşuluyla, fiziki olarak değil, zihnen ülkesini, devletini, ailesini, kurumunu unutmamak üzere dünyanın dört bir yanına gitsinler. Okusunlar, kendilerini geliştirsinler; çünkü gelişmeyen, kendisine faydası olmayanın ne kurumuna ne ülkesine ne de insanlığa faydası olur."</p>

<p><strong>Merkez yerleşkesi adı güncellendi</strong></p>

<p>Toplantıda üniversitenin yerleşke isimlendirmesine ilişkin de bilgi veren Rektör Prof. Dr. Bayram Yılmaz, Buca'da bulunan ana kampüsün, aday öğrencilerin yaşadığı karışıklığın önüne geçmek amacıyla "Dokuz Eylül Üniversitesi Merkez Yerleşkesi" olarak güncellendiğini belirtti.</p>

<p>Rektör Yılmaz, yapılan değişiklikle özellikle YKS tercih dönemlerinde adayların yerleşkeye daha kolay ulaşmasının hedeflendiğini ifade etti.</p>

<p> </p>

<p> </p>
]]></description>
<link>https://izmirdehaber.com/deu-de-basin-bulusmasi-rektor-bayram-yilmaz-iki-yeni-programi-tanitti/1767/</link>
<pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:59:37 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>EBSO Yeni Hizmet Binasına Kavuştu!</title>
<description><![CDATA[<img src="https://izmirdehaber.com/images/haberler/ebso-yeni-hizmet-binasina-kavustu.jpg" width="250"><br><p>Ege Bölgesi Sanayi Odası’nın (EBSO) modern, çağdaş ve vizyoner yeni hizmet binası, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun da katıldığı görkemli bir törenle kapılarını açtı.</p>

<p>İş dünyasını bir araya getiren açılışa İzmir Valisi Süleyman Elban, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, TOBB Başkan Yardımcısı ve EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar başta olmak üzere milletvekilleri, oda başkanları, STK temsilcileri ve çok sayıda iş insanı katıldı.</p>

<p><strong>"Paris ve Londra Odalarından Daha Kaliteli Hizmet"</strong></p>

<p>Törende konuşan TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, EBSO’nun yeni binasının sadece bir taş-duvar yapısı değil, şehri zenginleştirmeyi amaçlayan çağdaş bir vizyonun eseri olduğunu vurguladı. Aynı zamanda Dünya Odalar Federasyonu Başkanı olan Hisarcıklıoğlu, İzmirli sanayicileri gururlandıran şu açıklamayı yaptı:</p>

<p>"EBSO’nun üyelerine sunduğu hizmet kalitesi ve standardı; bugün Paris, Berlin ve Londra’daki odalarla eş değer, hatta çoğundan daha ileri düzeyde. Uluslararası akredite kuruluşlar bu hizmete 5 yıldız verdi. Türkiye’de üretilen 4 bin sanayi ürününün 373’ünde İzmir birinci sırada. İzmir üretiyorsa, Türkiye’nin yüzü gülüyor demektir."</p>

<p><strong>İzmir, Sanayinin ve Kalkınmanın Öncüsü</strong></p>

<p>İzmir Valisi Süleyman Elban, Türkiye’deki sanayi kuruluşlarının yaklaşık %10’unun İzmir’de bulunduğuna dikkat çekerek, bu büyük potansiyele yakışır modern bir hizmet alanının uzun yıllar şehre değer katacağını belirtti.</p>

<p>Kalkınmanın formülünün sanayiden geçtiğini ifade eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ise, yerel yönetimler olarak her zaman sanayicinin yanında duracaklarının sözünü verdi. Tugay, "EBSO, İzmir’in yatırım ve ihracat yolculuğuna yön veren en köklü kurumlarımızdan biri" dedi.</p>

<p><strong>"Üretim Yoksa Kalkınmak Hayaldir"</strong></p>

<p>EBSO’nun her zaman ortak aklı ve kurum kültürünü ön planda tuttuğunu belirten EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, odanın vizyonunu şu sözlerle özetledi:</p>

<p>Çalışmalarımızda her zaman Cumhuriyet değerlerini ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vizyonunu temel aldık. Sadece sanayi odaklı değil; eğitim, huzur ve toplumsal refahı da her zaman önceliğimiz yaptık. “Üretim yoksa kalkınmak hayaldir" mottosuyla taçlandırdığımız bu yeni binalar, köklerimizin geleceğe uzanmasına aracılık edecek.</p>

<p>Konuşmaların ardından, projede emeği geçen isimlere plaket takdimi yapıldı. İzmir iş dünyasının yeni dönemine damga vuracak olan EBSO hizmet binası, açılış kurdelesini protokol hep birlikte kesti.</p>
]]></description>
<link>https://izmirdehaber.com/ebso-yeni-hizmet-binasina-kavustu/1766/</link>
<pubDate>Fri, 17 Jul 2026 15:07:45 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Global Otomobil Markaları Manisa’da </title>
<description><![CDATA[<img src="https://izmirdehaber.com/images/haberler/global-otomobil-markalari-manisa-da.jpg" width="250"><br><p>Antalya merkezli faaliyetlerini sürdüren Antoto Otomotiv, Ege Bölgesi'ndeki büyüme stratejisinin önemli adımlarından birini Manisa'da hayata geçirdi. 16 bin 500 metrekarelik alanda hizmete açılan Antoto Manisa; Jeep, Citroën, Peugeot ve Opel markalarının yetkili satış ve satış sonrası hizmetlerinin yanı sıra ikinci el araç satışı ve sigortacılık hizmetlerini de tek çatı altında buluşturarak Manisa'nın yeni otomotiv merkezlerinden biri oldu.</p>

<p>Açılış törenine, Tofaş CEO’su Cengiz Eroldu, Tofaş Markalar Direktörü İbrahim Anaç, Antoto Otomotiv Yönetim Kurulu Üyesi Hikmet Göksoy, Tofaş üst yönetimi, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, yerel yöneticiler, iş dünyası temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ile çok sayıda davetli katıldı.  </p>

<p>Program kapsamında Antoto Otomotiv Yönetim Kurulu Üyesi Hikmet Göksoy, Tofaş Markalar Direktörü İbrahim Anaç ve Tofaş CEO’su Cengiz Eroldu birer konuşma yaptı.</p>

<p>Açılışta konuşan Antoto Otomotiv Yönetim Kurulu Üyesi Hikmet Göksoy, Manisa yatırımının yalnızca yeni bir şube açılışı olmadığını belirterek, "Bugün yalnızca yeni bir şubenin açılışını gerçekleştirmiyoruz; yılların emeğini, bilgi birikimini ve geleceğe duyduğumuz güveni Manisa'ya taşıyoruz. Müşteri memnuniyetini esas alan hizmet anlayışımızla Manisa'da uzun yıllar değer üretmeyi hedefliyoruz” dedi.</p>

<p>Antoto Otomotiv Yönetim Kurulu Üyesi Hikmet Göksoy, yatırım sürecinde destek veren Tofaş yönetimine, çalışma arkadaşlarına, iş ortaklarına ve açılışa katılan davetlilere teşekkür etti.</p>

<p>Antoto'nun sektördeki deneyimi ve hizmet anlayışına dikkat çeken Tofaş Markalar Direktörü İbrahim Anaç, “Bu yatırım, müşterilerimize daha hızlı, daha kaliteli ve daha entegre hizmet verme anlayışımızın önemli bir göstergesi. Tofaş olarak güçlü markalarımız ve güçlü bayi teşkilatımız ile müşterilerimize her noktada en iyi hizmeti vermeyi hedefliyoruz. 127 yatırımcı, 391 satış ve satış sonrası noktamız ve yaygın hizmet ağımızla yılda 150 bin adet otomobil satan büyük bir gücüz. Nitekim çok markalı bayi yapısı ve önümüzdeki dönemde devreye alınacak olan Spoticar markamız ile Ant Oto, bölgede önemli bir hizmet merkezi olacak” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Türkiye'de otomotiv sanayinin, Türk ekonomisinin lokomotif sektörü olduğunu belirten Tofaş CEO’su Cengiz Eroldu, Türkiye'deki toplam ihracatın yüzde 18'ini tek başına otomotiv sanayi gerçekleştirdiğini söyledi.</p>

<p>Açılış konuşmaların ardından kurdele kesimi yapılarak tesis gezildi.</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p> </p>
]]></description>
<link>https://izmirdehaber.com/global-otomobil-markalari-manisa-da/1765/</link>
<pubDate>Sun, 12 Jul 2026 21:36:47 +0300</pubDate>
</item></channel>
</rss>